• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 19 °C

Ali Bayraktaroğlu: ‘Her Yıl Aynı Sendrom Yaşanmaz’

Ali Bayraktaroğlu: ‘Her Yıl Aynı Sendrom Yaşanmaz’
Toplu taşım araçlarının engelli kullanımına uygun hale getirilmesine yönelik yasayı, servis taşımacılığının önde gelen isimlerinden Ali Bayraktaroğlu bizim için değerlendirdi.

15 yıldır her sabah güvenle emanet ettiğimiz sevdiklerimizi okullarına, ofislerine, fabrikalarına taşıyan ve her akşam yolunu beklediklerimizi aynı güvenle bizlere kavuşturan, ilkeli servis taşımacılığının adını sloganlaştırarak, servis taşımacılığında markalaşan İlkem Turizm Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı, Ali Bayraktaroğlu ile gündem üzerine konuştuk.

‘Biz yoldan aldığımız yolcuyu taşımıyoruz’

Bu yıl bir kez daha ertelenen yasa ile ilgili olarak Ali Bayraktaroğlu, yasanın uzaması konusunda ciddi girişimlerinin olduğunu belirtti. Engelli yasasının sığ oluşmuş bir yasa olduğunu kaydeden Bayraktaroğlu, 50000 tane araçtan oluşmuş bir sektör ve bu sektördeki araçların tümünün dönüşümünün konuşulduğu bu günlerde, teknik olarak bu dönüşümün olanaksızlığına vurgu yaptı. Sözü edilen dönüşümün bu kadar kısa bir süre içinde olamayacağını ilgili mercilere defalarca ilettiklerini kaydeden Bayraktaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ‘yasa oluşunca kolay oluşuyor, o yasaya müdahale etmek zorlaşıyor. Biz bu aşamaları yaşadık. Zor oldu fakat en azından uzatmayı alabildik. Elbette biz bu uzatmada aldığımız süreyi, pozitif anlamda kullanmak istiyoruz. Çabalarımız devam edecek, konu ile ilgili Bakanlık, Kara Ulaştırma ve Büyükşehir Belediyesi’ne kadar ulaşıp, mutlak suretle bu yasa ilgili bir revizyon yapmalarını isteyeceğiz. Engelli taşıma modernizasyonu ile ilgili herhangi bir sorunumuz yok fakat biz belediye aracı değiliz. Yoldan yolcu taşımıyoruz. Bizim tanımlı müşterilerimiz var. Eğer tanımlı müşterilerimiz içinde engelli vatandaşımız varsa biz onlara bu araçları sağlayalım. Araçlarımızı modernize edelim ama böyle bir talep yoksa mutlak suretle bu yasanın tekrar gözden geçirilmesi gerek’ diyerek tepkisini dile getirdi.

‘İhtiyaç yoksa sistem bozulmamalı’

Toplu taşım araçlarında böyle bir konunun gündeme gelebileceğini belirten Ali Bayraktaroğlu, tanımlı yolcu taşıyan servis araçlarında bu durumu tartışmak için erken olduğunun altını çizdi. Konu ile ilgili açıklamasında ‘baktığımızda seçili arabalarda böyle bir sistem var. Ama biz yine de diyoruz ki, yasa yasadır. Biz buna uyarız ama üstüne basa basa söylüyoruz ki, bizim tanımlı müşterilerimiz var. Böyle bir ihtiyaç varsa biz bunu sağlamaya hazırız. İhtiyaç yoksa sistem bozulmamalı’ dedi.

‘Engellinin sorunu sokağa çıkar çıkmaz başlıyor’

Engelli vatandaşlar üzerindeki hassasiyetini dile getiren ve sosyal anlamda hayata dahil olmak isteyen engelli vatandaşların sorunlarına da dikkat çeken Bayraktaroğlu, konuya olan duyarlılığını şu sözlerle ifade etti: ’aslında yasa tam olarak şöyle diyor: ‘engelliler için de ulaşım için ulaşılabilirlik’ yani bir engelli vatandaşımız evinden çıktığında varmak istediği noktaya kadar ulaşabilmeli, bunu biz de istiyoruz fakat İstanbul’un geneline bakın, kaldırımlarımız bile buna müsait değil. Biz yasaya karşı değiliz, asla değiliz ama engelli vatandaşlarımızın sorunları daha sokağa çıktıkları andan itibaren başlıyor’ dedi.

‘Her yıl aynı sendrom yaşanmaz’

Türkiye’de yasalarla getirilmeye çalışılan bu yeni sistemi Avrupa normlarında da değerlendiren Ali Bayraktaroğlu, ülkemizin gelişme sürecinden geçtiğini hatırlatarak, AB uyum yasalarına dikkat çekti. ‘Bu yasalara entegre olmak zorundayız’ diyen Bayraktaroğlu Avrupa’daki sistemi değerlendirerek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ‘Avrupa’da bu var, zaman zaman ziyaret ettiğimizde gerçekten Avrupa’nın otobüslerinde, metrolarında yolculuk yaptığımızda bunu görüyoruz. Engelliler için çok ciddi bir şekilde modernize edilmiş araçlar var. Fakat bana göre Avrupa’da da böyle özel taşımacılık yapan sektörleri mutlak suretle ayrıştırmışlardır. Yolcu taşımacılığı yapan toplu ulaşım hizmeti veren araçlar da var ama bizim gibi özel taşımacılık yapan tanımlı müşteri hizmeti veren sektörlerin mutlak suretle hizmete göre yani kişiye göre araç tahsis ettiklerini umuyorum ve tahmin ediyorum. Önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendireceğiz. Çünkü her yıl aynı sendromu yaşamak bizim de sektörümüzün de hiç işine gelmez’ diyerek konu ile ilgili çalışmalara devam edeceklerini belirtti.


'Süre yeterli değil'

Öngörülen sürenin araçların değişimi, alt yapının oluşturulması açısından kesinlikle yeterli olmadığını da belirten Bayraktaroğlu, dönüşüm ve zaman ikileminde şu açıklamalarda bulundu: ‘Çok net söylüyorum bu kadar kısa bir sürede teknik olarak araçların dönüşümü mümkün değil. Çünkü bu sadece araçlarda engelli rampası oluşturulması ile ilgili bir durum değil. Bu talebi karşılayacak bir üretim de yok. Örneğin yeni araç alıyoruz, araçlarımız yine mevcut şekli ile çıkıyor. Sanayi Bakanlığı şunu demiyor, ‘yeni üretilecek arabalarda ben modernize edilmiş araçlar istiyorum.’ Madem böyle bir yasa tartışılıyor, Sanayi Bakanlığı bunu dikte etmeli. ‘Bundan sonra araçlarınızı bu şekilde modernize etmelisiniz ve üretmelisiniz’ demeli ve o üretilen araçları biz satın almalıyız. Biz servis taşımacılığı yapan firmalarız. Bizim araçları modernize etme veya bu araçları düzenleme gibi bu işlerle uğraşamayız, o zaman işimizi yapmalıyız. Olacaksa bir dönüşüm bunu üretici firmalar sağlamalı, biz bu araçları satın almalıyız’ diyerek konu ile ilgili önerilerini sunarak, değerlendirmelerde bulundu.

‘Yetkililer, bugünden itibaren düğmeye basmalılar'

Uygulama ile birlikte risk altında giren servis araçlarındaki koltuk sayısı ve doğuracağı sonuçları üzerine de yorumlarını aktaran Bayraktaroğlu, AB normlarına göre araçların 16+1 olmasının, acil çıkış durumu nedeniyle gündeme geldiğini hatırlattı. Sözlerine şöyle sürdürdü: ’elbette her araçta bir kişinin kaybı sektörün kaybıdır. Düşünün her 50000 arabada 1 kişinin noksanlığı 50000 kişi demek! Bir de bu engelli rampasının mevcut araçlarda uygulanması demek araç içinde en az 2 koltuğun iptali demek. İki engelliden bahsediyorsak, 4 koltuğun kaybı demek. O zaman bu iş farklı yerlere gidiyor, toplu taşımadan çıkıyor. Benim Bakanlığımıza, üretici firmalarımıza, belediyemize naçizane tavsiyem eğer bu konuda ısrar edeceklerse bu yasa olduğu gibi kalacaksa bugün düğmeye basmalılar ve bizim satın aldığımız araçları, yatırım yaptığımız lojistikleri bugünden itibaren engelli yasasına uygun hale getirmeliler’ dedi.

Bayraktaroğlu, yasayı ölü doğan çocuğa benzetti

Yasanın gündeme gelmesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın direkt olarak etkisine dikkat çeken Bayraktaroğlu, ‘her ülkede bir takım yasalar çıkarken, bürokratlar mutlak suretle bu yasanın AR-GE’sini çok sağlam bir şekilde yapılmalı. Sahaya bu sorulmalı, bu yasa çıkmadan önce o ön çalışmalarda bu yasa bize sorulsaydı, biz görüşümüzü bildirirdik ve yasa revize edilerek çıkardı. Çünkü aklın yolu bir, şu haliyle çocuk ölü doğmuş durumda… Olmayacak bir yasayı çıkarmak sonra olmadı deyip, 1 yıl daha süre vermek, uzatmak hoş olmuyor. Dolayısıyla ayakları yere basan, pırıl pırıl herkesin de işine gelebilecek bir yasa çıkarılabilirdi. Bakın biz ısrarla söylüyoruz, biz yasaya hayır demiyoruz, sonuçta engelli vatandaşımızın da her yere ulaşması gerekiyor, bu onların en doğal hakkı… Fakat ihtiyaçlar doğru belirlensin, doğru çözümü hep beraber üretelim’ dedi.

‘Plaka tahdidi bir aracın, bir lojistiğin tahdit edilmesi değildir’

Bayraktaroğlu son olarak sektörün en büyük sıkıntısı olan plaka tahdidi konusu ile ilgili düşüncelerini de bizimle paylaştı. Plaka tahdidinin yıllardır gündeme gelen ve tazeliğini koruyan bir konu olduğunu belirtti ve sektörde plaka tahdidi ile ilgili ciddi beklentisi olan bir kesimin varlığına dikkat çekti. İstanbul Ticaret Odası ve İSTAB olarak, plaka tahdidinin kişiye yapılmasını, plakanın değil de kişinin tahdit edilmesi gerektiğini belirtti. Servis sektöründe yetkin, işinin ehli, eğitimli, pırıl pırıl kişilerin yer almasına olanak verecek bir uygulamadan yana olduklarını ifade etti. Plaka tahdidi ile ilgili görüşlerini, kişinin tahdit edilmesi ve tanımlanması olarak özetleyen Ali Bayraktaroğlu, ’plaka tahdidi bir aracın, bir lojistiğin tahdit edilmesi değildir’ diyerek konu ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Oya KAYA-Alev ARSLAN 


 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Vedat Bey
2013-07-24 09:02:23
Ali Bayraktaroğlu benim 800 liramı yedin Allah yedirmesin yana yana araba arıyorsun internetlerde 200 liralık arvento takip cihazını 600 liraya satıyorsun.

Arabacılara kul hakkı yiyenin sonu bellidir.
kefenin cebi yok.
Diğer Haberler
  • Öztürk ailesinin mutlu günü28 Eylül 2016 Çarşamba 14:04
  • Analog Takografları neden değiştiriyoruz?24 Haziran 2016 Cuma 14:56
  • Efa Tur'un Acı günü13 Haziran 2016 Pazartesi 14:25
  • Comvex 2016 Fuarından fotoğraflar26 Mayıs 2016 Perşembe 13:50
  • TEMSA 4 ayda 112 otobüs, 350 midibüs sattı24 Mayıs 2016 Salı 16:30
  • Genç PR'cıya başarılar diliyoruz31 Mart 2016 Perşembe 12:45
  • 25 Mart Eylemi İptal edildi23 Mart 2016 Çarşamba 14:53
  • Servisçiler “oneminute” diyecek14 Mart 2016 Pazartesi 12:01
  • Edirnekapı Eylemenin Helikopter Görüntüleri10 Mart 2016 Perşembe 14:30
  • Plaka Tahditi için Cumhurbaşkanı'na çağrı26 Şubat 2016 Cuma 13:27