• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul : 30 °C

Antalya’da Turizm Taşımacılarını Endişelendiren Tuhaf Uygulama

Antalya’da Turizm Taşımacılarını Endişelendiren Tuhaf Uygulama
Turizmin kalbi olan Antalya’da, Kemer İlçe Jandarma Trafik Komutanlığı yol denetlemelerinde yeni bir uygulama ile özellikle turizm taşımacılığı yapan firmaları ve kaptanları zor durumda bırakıyor.

Edindiğimiz bilgilere göre Antalya’nın Kemer ilçesinde Jandarma, turizm taşımacılığı yapan servis araçlarını durdurup, Yolcu Taşıma Sözleşmesi adı verilen bir belge ve o anda tur ya da transferler olarak gerçekleşen hizmet bedelinin faturasını istiyor. Konu ile şikâyetlerini paylaşan turizm taşımacılığı yapan firma yöneticileri ve çalışanları Antalya’da ilk kez böyle bir uygulamaya şahit olduklarını aktarırken, uygulamanın kendilerini zor durumda bıraktığını belirttiler.

Şimdilik her hangi bir ceza-i işlemin uygulanmadığı denetlemelerde, taşımacılar, yakında cezaların kesilmesinden ve araçların bağlanmasından endişe ettiklerini belirtiyorlar.

Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nden eski Antalya’ya yeni uygulama

Her tür ve transfer için ayrı düzenlenmesi gereken Yolcu Taşıma Sözleşmesi’nde araç içindeki yolcu sayısı, yolcuların kimlik veya pasaport numaraları, taşıtın güzergâhı, taşıtın plaka numarası, yetki belgesinin türü gibi bir takım bilgiler soruluyor. Turizm taşımacıları ise, araçlarında D-2 belgesi, sözleşme, yolcu listesi, sigorta gibi evrakın yanı sıra yangın tüpü, boyunduruk, ceset torbası gibi her türlü teçhizat eksiksiz olarak mevcutken, böyle bir uygulamanın anlamsızlığına, kendilerine sözleşme olarak dayatılan evrakın hazırlanması sunumunun imkânsızlığına, bir turiste kimlik veya pasaport numarası sormanın ülkemiz ve kendileri açısından yaratacağı onulmaz mahcubiyete dikkat çekiyorlar.

İşin içinde olan herkes istenilenin mümkün olmadığının farkında

Günde 300-500 kalem iş yaptıklarını ifade eden turizm taşımacıları, her işe göre ayrı hazırlanması istenen belge ve faturanın tanzim edilmesinin teorik olarak da pratik olarak da imkansızlığının altını çizerken, şu ifadeyi kullanıyorlar: ‘İlk bakışta bu işin nasıl yapılacağı bir kenara neredeyse mümkün olamayacağı bu işin içindeki herkes tarafından kolayca görülebilir’ deniliyor.

Türkiye’de turizm açısından son derece vahim bir uygulama

Turizm taşımacıları, özellikle yetki alanı kanunca belirlenmiş Jandarma Trafik Komutanlığı’nın fatura isteme veya görme talebini anlayamadıklarını ifade ettiler. Şimdilik yalnızca kontrollerin yapıldığı kentte, ilerleyen süreçte Jandarma ceza kesme, araç bağlama yoluna giderse ciddi mağduriyet yaşayacakları konusunda endişelenen turizm taşımacılığı yapan firmalar, ‘eğer bu iş bahsedilen şekilde bize tebliğ edilirse bizim bunu başarabilmemiz, becerebilmemiz olası değil’ diyerek, sektörün hassasiyetlerine dikkat çektiler. Büyük yolcu taşıma firmaları gibi çalışmadıklarını aktaran turizmciler, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdiler: ‘bizim yolcumuz uçaktan iner, rehberde yolcu listesi vardır zaten, yolcuyu alırız, oteline bırakırız. Bizim yolcunun kimlik numarasını, pasaport numarasını alabilmemiz olası değil. Bu durumu yolcuya da anlatmak çok zor! Gerekli bilgilerim gerekli yerlerde var, sen neden istiyorsun diye sorar turist haklı olarak…’ diyerek ülkemiz açısından açıklanması zor bir durum, kendileri açısından her gün her saat yaşanacak bir mahcubiyet yaratacağına vurgu yaptılar.

Biz korsanla mücadele ediyoruz, sen durumu turiste açıkla!

Konuyla ilgili olarak, Antalya Ulaştırma Bölge Müdürlüğü D2 Servisi ile görüştüklerini ve yaşadıkları –yaşayacakları olası sıkıntıları kendilerine aktararak, neden böyle bir uygulamaya gittiklerini sordukları yetkili makamlardan aldıkları cevap da hayli ilginç…. D2 yetki belgesi alıp, aracını kaydettirip, taşıt kartı sahibi bazı kişilerin minibüsle taksicilik yaptıkları yönünde bir takım şikayetler aldıkları için böyle bir uygulamayı seçtiklerini söyleyen yetkililer, turizm taşımacılarını ikna edemedi. Korsan taşımaya kendilerinin de karşı olduklarını aktaran taşımacılar, konu ile ilgili başka yöntemler ve uygulamalar olabileceğini belirttiler. Korsana karşı mücadelenin yolu bu olmamalı diyerek, yetkilerden bu uygulamadan vazgeçmelerini istediler.

Dayanak Karayolları Taşıma Yönetmeliği 39. Madde

Bu yeni uygulama için Antalya Ulaştırma Bölge Müdürlüğü yetkililerin gerekçe olarak öne sürdükleri bir diğer husus da, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 39. Maddesi. Buna göre yetkililerin referans aldıkları 39. Madde ‘D2 Belgesine kayıtlı taşıtın yolcuyu, kalkış noktasından varış noktasına kadar gittiği güzergahı belirtir. Hangi yolcu hangi koltukta oturuyor, numaralandırılmış şekilde detaylı bilgi verir’ diyor. Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı’ndan gelen herhangi bir resmi yazı ya da talimatın olmadığını yönünde Antalya Ulaştırma Bölge Müdürlüğü D2 Servisi’nden bilgi alan turizm taşımacılarının uygulamanın ne kadar süreceği ya da diğer illere de yansıyıp yansımayacağı yönündeki tüm soruları ise cevapsız kaldı. Yazılı talimatın olmadığı, uygulamanın şimdilik cezasız yürüdüğü denetleme ve kontroller için turizm taşımacıları, huzursuz!

Uygulama ülkemize gelen turist açısından ciddi zaman kaybı

Fakat turizm taşımacılarının buna da itirazı var, ellerinde zaten bir isim listesinin olduğunu ve gelen yolcuların isim listesinin yurt dışından geldiğini belirten firma sahipleri, listenin Ulaştırma Bakanlığı’nın istediği formatta olabilmesi için tek tek yeniden yazılması gerektiğini aktardılar. Verdikleri şu örnekle durumu özetlediler: ‘bir otobüs 46 kişi, 46 kişinin bilgilerinin istenilen şekilde koltuk numaraları ile birlikte yeniden yazılması gerekiyor. Bu da ülkemize gelen turist açısından ciddi bir zaman kaybıdır. Ben bir Türk vatandaşı olarak alakasız bir yerde T.C. kimlik numaramı istedikleri zaman tedirgin oluyorum. Bir turiste şahsi bilgilerinizi bir de üstüne üstlük burada korsan taşımacılığı önlemeye yönelik ülkemin yetkili makamları benden bunu yapmamı talep ediyor dersem hiç de şık olmayan bir gerekçe sunmuş olacağım. Bu karşımdaki turisti de rahatsız eder, beni de rahatsız eder’ şeklinde görüş bildirdiler.

Endişeli bekleyiş sürüyor

Kaş yapayım derken göz çıkartan bürokrasinin somut duruma, somut tahlil ve çözümle yaklaşmasını bekleyen turizm taşımacılarının, yaptıkları işin ciddiyetine uygun yeni bir uygulama için endişeli bekleyişleri sürüyor. Alev ARSLAN

www.tasimacilar.com 


 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Muharrem Kızılaslan
2013-07-11 16:59:05

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin Yetki belgesi sahiplerinin sorumlulukları başlıklı 42. Maddesi(4)fıkrasında "Yetki belgesi sahipleri, yolcu ve eşyanın güvenlik içinde taşınmasından sorumludurlar." hükmüne amirdir. Bu sorumluluk yolcu yada eşyanın taşımaya başladığı noktadan, taşımanın bittiği yere kadar devam eder.

Yine Karayolu Taşıma Yönmetmeliğinin Sigorta Yaptırma Zorunluluğu başlığı altında yer alan 47. Maddesinin (1) fıkrasında " Yolcu taşımalarında, yetki belgesi sahipleri; yolcular ile sürücüler ve bunların yardımcılarına gelebilecek bedeni zararlar için bu Yönetmeliğin 42 nci maddesinin beşinci fıkrasından doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar." hükmüne amirdir. Tarifeli taşımalarda taşımacı ile yolcu arasında yapılan sözleşme "Yolcu Bilet" olarak adlandırılmaktadır. 


 Peki tarifesiz taşımalarda bunun karşılığı nasıl olmalıdır? İşte Yönetmeliğin bu hükmü ile taşıyan ve taşınana yapılan taşıma sözleşmesi ile sigorta temiantı altına almaktadır. Tarifesiz yolcu taşımacılığında olabilecek bir kaza sonrasında taşıman yolcu yada görevli personele gelebilecek bedeni zararın tahsili için mutlak suretle yolcu adları ve hatta kimlik yada pasaport numaraları yazılmalıdır. Çağdaş ve Medeni bir taşımacılık sektörü için standart oluşturmaya yönelik bu tür uygulamalar son derece yerinde olacaktır. Ülkemizin insana verdiği değeri gösterdiği gibi taşımada toplam kalitenin artmasına yardımcı olacaktır.

Saygılarımla

Nusret Ertürk
2013-07-11 10:27:48

Arkadaşlar yapılan denetimler dogrudur! Yasa ve Yönetmelikler çerçevesinde yapılmaktadır.

ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLEN TAŞIMA SÖZLEŞMESİ BENCE YETERSİZDİR!

Bu konuyla ilgili sürekli denetim olmadığı için bizler kanun ve yönetmelikte olan bu hususu dikkate almadık. Açıkçası kulağımızın üzerine yattık.

Konu 2004 Yılından İtibaren Bakanlık ve Genel Müdürlüğümüz tarafından bu güne kadar bir çok toplantıda dile getirilmiştir. Sektörün işleyiş biçimine uymadığı sıkıntılar çıktığı dile getirilmiştir. Sonuç alınamamıştır. İstanbul'da 2012 Yılından itibaren bu denetimler yapılıyor. Bu günden sonra sadece jandarma değil UDHB YOL KENARI DENETİM İSTASYONLARINDA BU DENETİMLERİN YAPILACAĞINI BİLMEMİZ LAZIM!

4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında Arızi ve Grup taşımalarında araç bulundurulması zorunlu olan belgeler açıkça belirtilmiştir.

Kanun ve Yönetmelik turizm taşımalarını bir bütün olarak görmekte arızi ve grup taşıması olarak kabul etmektedir. Arızi ve grup taşıması olduğunu ispat edilecek belgelerin seyahat süresince araçta bulunması şarttır.

Biz yönetmeliği değiştirelim talebi yerine, ani gelişen iş talepleri karşısında bu belgeleri hava limanındaki veya şehir dışındaki başka bir ildeki aracımıza nasıl ulaştırabiliriz nasıl çözüm üretebiliriz bunu tartışmalıyız.

Sektörel dernekler ve federasyonlar, Kanun ve yönetmeliklerden yana taraf olmalıdırlar. Bizden kimse fatura sözleşme olmadan çalışalım faturayı VUK Göre 7 Gün içinde zaten kesmek zorundayız Maliye bu hakkı bize veriyor demesin, mazeret üretmesin. Bu bilgi de yanlıştır. Hizmetle belgenin birlikte olmak zorunluluğu vardır. Bundan kimse söz etmiyor.

Dernek ve federasyon yönetim kuruluna ve Başkanlarına bu talebimizin arkasında olun diyemez. Bu tartışmalar yönetmelik çıkmadan önce sektörün işleyiş biçimiyle ilgili olarak bakanlıkta çok tartışıldı. Uygulanabilir bir çözüm noktasında Maliye Bakanlığından GİB görüş alındı ve kararlaştırıldı.

Bu konuyla ilgili Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliğinde bulunan maddeleri ve hükümleri hatırlatmakta fayda görüyorum.

KTK Madde-6 Yolcu ve eşya taşımaları, kanunlara ve taşımacı ile yolcu ve gönderen arasındaki sözleşmelere uygun olarak yapılır. Yolcu taşımaları biletsiz veya taşıma sözleşmesiz yapılamaz. (Bu kanunun 26.c maddesine göre bu hükme aykırı hareket eden taşımacılara (406Tl) idari para cezası uygulanır.

Taşıma Sözleşmesi KTY. Madde-39

(1) Tarifesiz yolcu taşımalarında taşıma sözleşmesi yapılır.

(2) Tarifesiz yolcu taşımalarında taşıma sözleşmesi yapılması zorunludur.

(3) Taşıma sözleşmelerinde, akit tarafların adı, soyadı veya unvanları, kalkış ve varış yeri,taşıma güzergâhı, taşımanın yapılacağı gün/günler ve saat/saatler, taşınacak yolcu sayısı, taşıma ücretinin belirtilmesi ve her seferde taşınan yolcuların numaralandırılmış oturma yerlerine göre düzenlenmiş yolcu isim listesinin bulunması zorunludur.

(4) Yapılan taşıma sözleşmesine uygun fatura düzenlenmesi ve bir nüshasının yapılacak denetimlerde ibraz edilmek üzere seyahat esnasında taşıt üzerinde bulundurulması zorunludur.

(5) Yolcular için ayrılmış oturma yerlerinin numaralandırılması zorunludur.

(6) Yolcular için ayrılmış ve numaralandırılmış oturma yerlerinin dışında yolcu taşınamaz.

Yetki belgesi sahiplerinin yükümlülükleri KTY Madde-43

(3) Tarifeli yolcu taşımaları biletsiz, tarifesiz yolcu taşımaları taşıma sözleşmesiz, eşya taşımaları ise taşıma senetsiz yapılamaz. Yetki belgesi sahipleri, yaptıkları bu sözleşmelere uymakla yükümlüdürler.

Konuyla ilgili detaylı bilgi almak isteyenler www.ulasimuzmani.com sitesindeki geniş,detaylı ve örnekli makalemi okuyabilirler veya benimle irtibata geçebilirler.

Saygılarımla,

Nusret ERTÜRK

TOF/Tüm Otobüsçüler Fderasyonu

Genel Sekreter

Diğer Haberler