Türkiye’nin ilk bayan otobüs, TIR, tanker, ambulans, kargo, taksi ve çekici şoförü o…
Mesleğine 20 yılını adamış bir kadın ağır vasıta sürücüsü, kıvırcık ve jöleli saçlarıyla, makyajıyla gayet bakımlı bir kadın… “Geri Vites Hayatlar” adlı kitabının yazarı… Aynı zamanda özel ulaşımında iyi bir motosiklet kullanıcısı… Şimdilerde kabına çekildiği köşesinde mütevazı bir mantı evi & kafe işletiyor.
 Kendini “64 model bir kadın” olarak tanımlayan Leyla Ağaçkoparan, 20 yıldan bu yana edinmiş olduğu mesleğini şehir içi, şehir dışı yollarda, uluslararası otobanlarda geçirmiş usta bir sürücü. Kadından sürücü olmaz lafını çok kez duyan, bıkmış biri… Bu yüzden geçirdiği 20 yıllık meslek kariyerini noktalamış ve şu anda kendi tanımlamasıyla şahane bir mekâna “park etmiş…”
Henüz emekli olmamasına rağmen, mesleği kendince sonlandırıp hep hayalini kurduğu çok küçük ölçekte bir mantı evi açmış. Bir gün tüm yaşadıklarımı kitap ve film yapacağım düşüncesiyle adeta kendini şarja bağlamış. Şoförlüğü çok seviyor ama yıllarca bu meslete çalıştığından “Bir daha araç sahibi olmadan, uzun yola çıkmam” diye ekliyor.
 20 yıl boyunca sabah akşam demeksizin emek verdiği mesleğinin fark edilmemesinin, edinmiş olduğu tecrübelerin ilgilenilmemesine kırgın biri…
Üstelik gazete röportajlarında ve televizyon konuğu olduğunda mesleki sorular yerine sırf kadın olduğu için magazin edasında sorulan sorulardan şikâyetçi. Can veya yük taşıma gibi hassas bir mesleğin hiç de hafife alınmaması gerektiğinin önemle altını çiziyor ve toplumun cinsiyet anlayışına ve ayrımcılığına adına şiddetle savaş veriyor. Çok sevdiği işini bırakmasına rağmen ara sıra otobüsle kültür turları düzenliyor.
 Ayrıca, Ağaçkoparan eğitime önem verilmesi gerektiğine inandığından, ehliyetini kimlik yerine kullanan ve kapısının önündeki aracını park dahi edemeyenlere direksiyon dersleri veriyor. Kendisine neden bu mesleği tercih ettiğini sorduğumuzda tek yanıtı, “Elbette meslek aşkı... Zaten sevilmeden başarılı olunmaz” demek oluyor ama aynı anda yüzünü garip bir hüzün kaplıyor. Aslında Leyla Hanım erkek işi yapıyor olmanın ve bu yüzden akıllara gelen o hoyratlık tanımından çok uzak gayet insan sevgisiyle dolu, sempatik, ılıman, yumuşak ve anaç biri… Nitekim araç kullanımında tercihi yük taşımacılığından ziyade, insan taşımacılığı yönünde. Küçüklüğünde ve çocukluğunda gece uykusu çok az olan bir bebek olduğunu söyleyen Leyla Ağaçkoparan, annesinin onu uyutmak için helâk olduğunu, babasının onu zaman zaman sırtlayıp, sokakta park etmekte olan arabasına koyduğunda anca uykuya daldığını belirtiyor. Bunun nedenini de kendisine ninni gibi gelen ve tıkır tıkır çalışan dizel motorun sesi ve arabanın kokusu olduğunu, aslında daha o yıllardan kaderinin çizildiğini söylüyor…
Leyla Abla bu kokulara, yağlı ve kapkara üstüpülere, dizel motor yağlarına ve tamirhane ortamlarına sevdalı biri…
Leyla Ağaçkoparan oturduğu mahallede ilk iki tekerlekli bisiklete ve daha sonraki yıllarda bir motosiklete sahip olan çocuklardan biri… Yaşıtı olan kız çocukları mahallede annelerinin dizinin dibinde oturadursun, o kuzenleriyle birlikte akrabalarının kamyonlarını düz kontak çalıştırarak kocaman direksiyonun tepesine oturanlardan… Kendisine bu eğilimin nereden geldiğini sorduğumuzda keyifli bir tavırla, “Armut dibine düşüyor” diyor. Ve ilave ediyor ”Babama çok âşık bir kız çocuğuydum ve engelleyemiyordum kendimi. Diğer kızların ilgiyle uğraştıkları ev ve yemek işleri, dantel örme, pasta tarifleri, magazin takipleri, yeni gelin muhabbetleri, kahve falları gibi şeyler benim tarzım değildi. Bir parfümün kokusunu gres yağının, mazotun, üstüpünün, benzinin kokusuna hiçbir zaman tercih etmedim. Gerçi bu konuda da haksızlık etmek istemiyorum. Babamın tamirhanesindeki torna makinesinden çıkan helezon talaş artıklarından kızlara küpe yapıyordum, kırılan-dökülen oyuncakları da ben tamir ediyordum” diyor.
Asfaltların kraliçesi Leyla Ağaçkoparan meslek hayatında ilk işi servis şoförlüğü ile başlıyor. Bunun ardından, Topkapı-Adapazarı hattında çalışan 302 otobüslerle yolcu taşıyor. Başarısını gören ve nihayet ona güvenen başta Varan Turizm olmak üzere seyahat firmaları Leyla Abla’yı şehirlerarası yolcu taşıyan firmalara terfi ettiriyor. Çoğunlukla “Reklâm Amaçlı” işe alınsa da o yaptığı işini her şeyden önde ve üstün tutan, sorumluluğunu bilen ve mesleği uğruna özel hayatını bile feda edebilen biri olarak tanınıyor. Hatta ve hatta bazı sempozyumlara bile konuşmacı olarak katılıyor. Kendine has üslubu, mesleki donanımı ve konusuna hakim kişiliğiyle topluma ve özellikle hemcinslerine örnek teşkil ediyor. Mesleki kariyerinin kilometre taşlarını hızla tırmanan Leyla Ağaçkoparan artık uluslararası yollara çıkıyor.
TIR şoförlüğü yaparak Hollanda’dan, Portekiz ve İspanya’ya veya Marocco’a (Fas) dondurulmuş gıdaları taşıyor. Sonraki etap ise beş yıl Kartal Belediyesi şoförlüğü… Leyla Abla burada başta Kartal-Şişli arası çift katlı otobüsle yolcu taşıması olmak üzere, sağlık otobüsü, çöp kamyonu, zabıta çekicisi, akaryakıt tankeri, ambulans gibi hizmet veren bütün araçlarda direksiyon sallıyor… Daha sonraki görevi ise Antalya civarında turist otobüsü şoförlüğü oluyor.
Yine o dönemler Hollandalı eşiyle tanışıyor ve âşık oluyorlar “Madem ülkemde anlaşılamıyorum, bari bir yabancıyla evlenip, orada mesleğime devam edeyim” düşüncesiyle evlenme teklifini kabul ediyor ve o ülkeye yerleşiyor ama başta “kültür farkı” olmak üzere, birçok etkenlerden dolayı anlaşamayıp ayrılıyorlar ve yolların kraliçesi Hollanda vatandaşı olmasına rağmen ülkesine dönme kararı alıyor.
Kitap yazma kararı da böyle oluşuyor. Evet dile kolay tam 20 yıl… Leyla Ağaçkoparan iki yabancı dil bilen, 20 yıldır profesyonel, kendini bu işe gerçek anlamda adamış başarılı kadınlardan biri… Gelişen ve değişen Türkiye’nin otomotivdeki gururlu yüzü…
Ancak; ülkesine döndüğünde sektörde yeniden yer almak yerine, İstanbul/Anadolu Yakası-Suadiye semtinde açtığı mütevazı kafesinde halen nefis mantılar üretiyorken, bir yandan da hem direksiyon dersleri veriyor, hem film senaryolarına hız veriyor, hem de yeni kitaplarının çalışmalarıyla günlerini geçiriyor.
Kadınların otomotiv sektöründe daha çok yer alması gerekliliğine inandığından, bu konuda yapabileceği her ne varsa yapmaya hazır olduğu mesajını veriyor ve çalışmalarına yön verebilecek reklam filmleri ve sponsorluk teklifleri bekliyor.
M. Sabri Dânâbaş www.tasimacilar.com
|
|
|
| | |
|
| tebrik ederim.büyük cesaret |
|
| tuba zağlı / 27.06.2008 15:25:53 |
|
| Leyla Ablacım okadar doğalsın ve okadar güzel temiz bi kalbe sahipsinki aslında delikanlı olan sadece erkekler değildir bayanlarında delikanlısı vardır oda sensin. Seni ilk tanıdıgım zaman yazdıklarına inanamadım tır kullanıyorum diyince şaşırdım heleki fotografları görünce şok geçirip kalakaldım. Bi yazmsa hayatı roman olur lafı senin için uyarlanmış olsa gerek her işi alnının akıyla yerine getiren, başarılı, becerili, kabiliyetli ve mütevazi birisin. O yılların getirmiş oldugu olgunlukta sende mevcut. Erkeklerin elinin hamuruyla erkek işine karışma lafına bende dahil bi çok kadın sinir olsaktasen bu erkeklerin benimsemiş oldugu kuralı yıkıp ezip geçtin onlara kadınlar he işi başarır ve layıkıyla yerine getirir ilkesini benimsettin ve erkekleri şoke ettin bunun için sana bi bayan olarak çok teşekkür ediyorum. Iyiki seni tanımışım herşeyinle 4/4 lük bi insansın seni tanıyan insanlar eminim seninle gurur duyuyolardır ablacım. |
|
| Belgin Karacadak / 01.07.2008 14:54:42 |
|
| Her anı macera dolu sıradışı bir hayat. Bakıpda ibret almamak helal olsun dememek mümkün değil. İlklerin kraliçesi olan Leyla hanımı tebrik etmemek mümkün değil. Hele ki doğru dürüst araba kullanabilmeyi becerebilen çok az insan olan bu ülkede bir kadın olarak yaptıklarını takdir etmemek ne mümkün. Bu ülkede böyle daha pek çok insana ihtiyarç var bu anlamda insanlara yaşadıklarını anlatması onlara deneyimlerini açması Leyla hanımı bir kez daha takdir etmeme yol açtı. Brovo Leyla hanım diyorum. Sonuna kadar devam herkesin ibret alması için bu yaşamdan an be an paylaşın herkesle bu yaşamı... |
|
| Yakup Eldoğan / 01.07.2008 15:14:45 |
|
Bu hanımı basında çokça görüyorum. Ama bunların günü kurtaran haber malzemesi olmaktan öte yararı yok. En son televizyonda dikkat ettim de, kendisine sorulan sorular bile magazineldi. Oysa bu bayan yıllarca şoför olarak çalışıp büyük başarılara imza atmış sonunda kitabını bile yazmış. Ödül olarak kadın girişimcilik kredisi mi verilmiş ya da trafik gibi bir konuda idari veya yönetim kadrosunda yer mi verilmiş? Otomotiv reklamlarında tabii yer alamaz. Çünkü 90-60-90 ölçülerinde değil!.. |
|
| ABDÜLKADİR KOLAY / 01.07.2008 15:41:36 |
|
Kim dermiş direksiyon sallamak erkek işi diye, onu diyenler dantel örsünler, pencere çıkıp hem ''hanımefendi'' hem de ''şoför'' görsünler. İşi bilmeyen uzun yolu sadece tatile giderken gören kravatlı yöneticiler yerine işin mutfağından gelen bu kadına niçin fırsat tanımıyorsunuz? Önce yazdığı kitabı bir okuyun da bu kadın nasıl “asfaltların kraliçesi” olmuş bir görün !... |
|
| Osman Eyüboğlu / 01.07.2008 15:44:13 |
|
| yıllarca yolarda denetimde geçen meslek hayatımda uolarda çok az kadın sürücüye rastladım yoların tüm derdini bilen bir insan olarak leyla hanımın gördüğü zorlukların meşekkatlerş,in hepsini biliyorum hele hele tır sürücüsü olarak böyle bir işi başarmış bir bayanın elini öpmek benim için şereftir |
|
| cihanyıldız / 01.07.2008 17:15:04 |
|
| sevgili leyla hanım.asagidaki cumlelerin sizi ovmek amacli yazilmadigini bilakis herseyi bileginizin gucuyle alninizin teriyle hak ettiginiz icin kazanmis olmaniz munasebetiyle yaziyorum. Bir bayanın bir anadolu kadınının istediginde neler yapabilecegini gosterdiniz. ben sizi kurtulus savasinda sirtinda mermi tasiyan
kucaginda cocuk besleyen bir anadolu kadini edasiyla goruyorum. şartlarin agirligi zamanin ve insanlarin ne denli kötü oldugu bir surecte her seye gogus germis bir kadin olarak kendini egitmis genel kultur genel yetenek ne deseniz mevcut olan her konuda bilgili iki yabanci dil ogrenmis yirmi sene yollarin tozunu yutmus
dizel motor sesini kendisine melodi edinmis :) soforlugun sadece direksiyon sallamak olmadigini tum meslektaslarina ve insanlara kabul ettirmis harika bir insansiniz. Rabbim her kuluna sevdigi meslegi yapma firsati kolay kolay sunmaz. Bu firsati size verdigi icin rabbime sukurler olsun. Keske her insan sevdigi meslegi yapabilse. Keske her kadin sizin gibi guzel sizin gibi şanslı ve sizin kadar başarılı olup ayakları üzerinde durabilse. Sizi ekrandan tanima firsati bulmuş hayatinizi okumus bir insan olarak keşke
sizi yakından gorebilme ve mantinizi yiyebilme şansını yakalamayi dilerdim. Son olarak bütün erkekler adina bizlere kadinlarimizin neleri yapabildigini gostermekte bir ornek oldugunuz icin saygiyla ellerinizi opmek istiyorum. Rabbim uzun saglikli mutlu gunler nasip etsin size herseyin en guzeline layiksiniz. saygilarimla. sofor olmak isteyip ortopedik engelliliginden dolayi olamayan ibrahim aydın
|
|
| ibrahim AYDIN / 01.07.2008 22:34:36 |
|
| Satırlarıma sizi tebrik etmekle başlıyorum.Bugün erkeklerin yaptığı bütün işleri siz kadınların da yapabildiğini,ve ayrıca en ağır şarlarda da yapabildiğini göstermekle ne de güzel yaptınız Kitabınızda da anlatmakla genç kızlarımıza öncülük de ediyosunuz .Si,zi candan kutlarım sevgiyle kalın yeni işlerinizde de muafakiyetler diliyorum sevgiyle kalın. H.İ |
|
| Hamdi izbul / 02.07.2008 11:49:59 |
|
| İşte budur !.. Erkek hegomanyasına bir darbe vurulmuştur. Geri Vites Hayatlar adlı kitap tarafımdan hayranlıkla okunmuştur. Dilerim bu kitap kadın işi-erkek işi diye ayrım yapanlara "kapak olmuştur" Sen çok yaşa Leyla Ağaçkoparan.. yolunda şansında açık olsun |
|
| Gülistan Sakaryalı / 02.07.2008 17:05:32 |
|
| Öncelikle Leyla ablayı tüm kalbimle kutluyorum.Show Tv.deki programı ilgiyle seyrettim.Web adresinden kendisine ulaştım.Bizzat tanıştık.Meslek yaşamının dışında da son derece samimi ve dost canlısı biri olduğuna şahit oldum.Derdimi söyledim; Tır kullanmaya sevdalı olduğumu, bi hayli de kilometrem olduğunu..ama çalışabileceğim şirket bulamadığımı kendisine anlattım.İlgiyle dinledi ve...
"bende bunun için çabalıyorum ya" dedi.
Ardından da ana başlıklarıyla buraya yazmamı önerdi. Herkese soruyorum ?
Neden bu işi yapmak isteyen bayanlara kamu veya şirketler yardımcı olmuyor?
Veya bu işin okulu-akademisi açılmıyor?
Niçin bu konuda duyarlı birilerine rastlayamıyoruz?Hırsızlık değil-namussuzluk değil..en iyi yaptığım iş bu ve tek derdim hayatımı kazanmak.Bu durumda ben ne yapacağım?
Üstelik; niye iş müracaatlarımda yumurta mı tavuktan..tavuk mu yumurtadan çıkar'vari yaklaşımda bulunuluyor? (Yani araç bulursam tecrübe edineceğim ama araç verecek olan da tecrübe istiyor. Bu nasıl bi kaos ? )
Buradan büyük otomotiv şirketlerine sesleniyorum: Bari girişimcilik şansı tanıyın da tır sahibi olalım, asslanlar gibi çalışıp, kendi aracımızın borcunu ödeyelim.
Saygılarımla/Scania Sedef
|
|
| SEDEF HANZADE İYOLGİL / 02.07.2008 22:35:54 |
|
| Böyle İnsan'lar Ülkemizde kolay yetişmiyor, heleki bu model bir Kadın ise hiç şans tanınmıyor, neden mi bu insanlarımız oralarını buralarını açıp şöhret peşinde koşmuyorlar, İnsanlara Hizmet Etmeye Uğraşıyorlar da ondan.
Leyla Ağaçkoparan da bu isimsiz kahramanlardan sadece biri. Umarım Leyla hanım ve Leyla hanım gibiler birgün gerçekten kıymetleri anlaşılacaklar, birer reklam aracı ya da birilerine getirisi olsun diye Lütfen TV programlarına çağrılmayacaklar, gerçekten dertleri ve sıkıntılarına yardımcı olabilecek projeler ile desteleneceklerdir.
Umarım. Saygılarımla.
|
|
| Tuğrul Karagün / 02.07.2008 23:00:07 |
|
| keşke leyla hanım gibi insanlar bu ülkede çoğalabilse o zaman atatürkün bizlere gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşabiliriz keşke bu ülkadaki kadınlar kocalarının verdiği harçlığa kabulümdür demeyipte durumuna isyan edebilse yanlış anlaşılmasın evlilik kurumuna değil üretemediğine çünki eğer biz toplum olarak eğer biryerlere varacaksak topyekün üretmeliyiz işte leyla hanımlar çoğoldıkça biz o zaman inanın dünyanın sayılı ileri iki üç ülkesinden birisi oluruz teprik ediyorum can arkadaşım |
|
| yavuz yavuz / 03.07.2008 11:28:40 |
|
Mustafa Kemal Atatürk'ün bize gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesi anca Leyla Hanım gibi kadınların çoğalmasıyla olur. Ben Leyla Hanım'ı tebrik ediyorum. Erkeklerin bile yapmakta zorlandıkları bir mesleği icra etmek kolay iş değil. Dediğim gibi biz anca kadınımızla erkeğimizle topyekün üretebilirsek o zaman dünyanın sayılı iki üç ülkesi oluruz ki ben buna inanıyorum. Yeterki kadınlarımız evde oturup eşlerinin verdiği harçlığa kabulüm demesinler... |
|
| Yavuz Yavuz / 03.07.2008 12:36:46 |
|
| merhaba yolların kraliçesi zorlu geçen bunca yıldan sonra nihayet dinlenme fırsatı bulmuşmusundur acaba.Emeklibirtrafik polisi olarak
kamyon ve tır sürücülüğünün ne kadarzor ve yıpratıcı olduğunu çokiyibilirim.Hele bu işleri bir kadının üstesinden gelmesi fevkalade
bir olay sizi canı gönülden kutlarım.Helal olsun sana |
|
| cihanyıldız / 04.07.2008 10:06:23 |
|
| Türkiye'de yaşayıp..dar düşüncelere sahip insanlar arasında toplumun bastırılmış duygularına isyan ederek..önce severek, sonra isteyerek, ve azmederek bu seviyeye gelipte bu işi başarabilen ve onurla taşıyabilen kadınsınız.Hemcinsim olarak belki benim de beynimin derinliklerinde bu duygu yatarken bana bu yazıyı yazma fırsatını verdiğin için teşekkürler Leyla Ağaçkoparan.
Çalışmalarınızın özellikle bizcinslere faydalı olarak devam etmesine, böyle bir meslekte karşılaşılan zorlukları yenme çabalarınıza ve ardınızdan gelecek nice Leyla'ların yetişmesi için özverinize
"tüm kalbimle inanıyorum".
Yolun açık olsun asfaltların kraliçesi :) |
|
| Gülçin ÖZAKDEMİR / 04.07.2008 15:52:56 |
|
| Öncelikle bu yazıyı araştırıp buraya sunan sayın Danabaş'a,sonrada bu mesleğin kadın duayeni Ağaçkoparan'a tebrikler. Yahu ağbicim nereden bulursun böyle haber materyallerini? Çok merak ediyorum. Bu sitedeki tüm yazılarını büyük bir dikkatle okuyorum. Kalemine sağlık. Leyla hanım size de bundan sonraki hayatınızda başarı ve mutluluklar diliyorum. |
|
| Enver Demirbük / 04.07.2008 22:06:15 |
|
| Ülkemi seviyorum. Ülkemin insanlarını seviyorum. Ama ferdi olduğum toplumun kendi insanlarına olan davranışına üzülüyorum. Genelde erkek egemen bür toplumun ferdi olarak kabuğunu yırtıp erkekler arasından sıyrılan bu hanımı takdir ediyorum. Kitabını ilk gazetede görüp okuduğumda kesinlikle çok satanlar arasına gireceğini düşünmüştüm. Heleki hanımlarımızın takdirlerini kazanacağından emindim. Ama çok iyi biliyorumki kesinlikle görmesi gereken ilgiyi göremedi. Hele ki hanımlardan asla. Bana göre bu Türk toplumunda hanımlarımızın kendi kendilerine ihanetlerinin bir örneğidir. Leyla Ağaçkoparan biliyorum sıkıntılar içindesin, hayatın kolay geçmiyor. Ama kendin kadar Türk hanımları içinde yaptığın mücadeleni takdir ediyorum. Eminim bir gün başaracaksın. Sana kolaylıklar diliyorum, direnç gücü diliyorum. Allah yolunu açık etsin |
|
| Engin Altıntaş / 05.07.2008 10:45:16 |
|
| Leyla Ağaçkoparan'ı bütün kalbimle kutluyorum :) Kolay mı zannediliyor böyle bir işte 20 yıl varolabilmek?.. Evinden-sevdiklerinden-sosyal hayattan uzak bunca yıl yol gitmek?.. İşverenlerin kaprisini ve ayak oyunlarını, camianın dedikodusunu, trafiğin çilesini çekmek?.. Aracından kaza-bela-can kaybı vermeden mesleğini sonlandırabilmek?.. Basit bir konumudur dersiniz? Ya bu işin kitabını yazmak ?!? (hem de İletişim gibi bir yayınevinden yayınlatmak ?) Bir gün Leyla!Bir gün kitabın okunacak ve gerçek kıymetin bilinecek. Ve sen gibi bir çokları bilinçli bi şekilde ardından gelecek. Diyorsun ya;Mesleğimin okulu-akademisi açılmalı.."her kaveden fırlayan adam bu işi yapmamalı,asfaltlar bu kadar kan kokmamalı" Haklısın ! O gün de gelecek. Yeter ki;sen gücünü kaybetme ve "Asla yılma"(!) |
|
| Yeşim Pınar Ürkmez / 07.07.2008 14:59:52 |
|
| Hani.. bazen sözler tükenir ya? (özellikle bir erkek olarak ..)Söyleyecek söz bulamıyorum Tebrikler |
|
| Yusuf Erdem / 09.07.2008 10:47:40 |
|
| Bilinen su türkiyede daima bir baslangic vardir .. örnegi atatürk zamaninda ilk türk pilotu bir bayan vardi .. atrih tekeürrürden ibarettir sözü ile simdide ilk tir ve otobüs sürücümüz oldu .. Ah birde sunu okuyanlar veya bilenler sahip ciksalar bu gözü kara türk kadinina .. öncüye Leyla hanima .. ya hala duruyormusunuz tutun elinden. örnek kadinimizin... egiliyorum önünde cesur kadin.. saygilar
almanya-isvicre
yusuf ziya |
|
| yusuf ziya / 27.07.2008 21:32:31 |
|
| Hani ya;insanlar vardır..En güzel imkanlara sahiptir ama varlıkları ile yoklukları belli değildir,nasip o ya doğmuşlardır ama nafile yaşıyorlardır.Gittiklerinde geride manen bir şey bıraktıkları pek yoktur(!).. Bir de insanlarda vardır ayrım yapmadan herkese hayat özü akıtırlar.Umudun sembolü olurlar:) İmkandan yoksun olurlar ama icabında bu imkanı kendileri yaratırlar ....dimdiktirler........ Hele ki;bazıları (erkek egemen bir toplumda kadın olmasından dolayı hayata 1-0 mağlup başlandığı düşünülünce) çoğu erkeğin bile doğru dürüst yapamadığı işlerin üstasinden de gelebilirler.Tabii anlayana..Tabii başını ellerinin arasına koyup..düşünebilene ! Örnekmi ? işte Leyla Ağaçkoparan Erkeğim diye geçinmesine rağmen umutsuzluğun en uç örneklerini sergileyen nicelerine örnek olması gereken biri.İyiki varsın dedirten biri. Madden bir şey bırakmayacak belki ama; şairin dediği gibi "avazeyi bu aleme davut gibi sal baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş" dedirtircesine vefasızlığın en uç şekilde yaşandığı bu hayat kubbesinde silinmeyecek bir hoş sada bırakacak. Varlığın yeter be "delikanlı kadın" nicelerine sada olacak sözlerin, sözlerinin rengi-ahendi-tınısı yeter. Elbet bir gün "duyulacaksın" ! |
|
| Şemsi Taşkesenlioğlu / 05.08.2008 12:38:54 |
|
|
|