• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 19 °C

“Kara Nakliyecisinin beline vuruluyor”

“Kara Nakliyecisinin beline vuruluyor”
Lojistik sektörünün son dönemdeki gidişatından memnun olmayan Toros Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Çimagil, sektörün can çekiştiği söyleyerek “ Kara Nakliyecisinin beline vuruluyor” dedi.

Çetin Çimagil : “Filler tepişiyor, çimenler eziliyor”
Büyük filolara sahip lojistik firmalarının nakliye sektöründe kapanması imkânsız yaralar açtığını ifade eden Çimagil, R belgesine sahip, kendi depoları ve büyük TIR filoları olan firmaların yaptıkları etik olmayan anlaşmalarla taşıma masrafı almadan sadece depo işi yaparak, nakliyeci firmaların işini sekteye uğrattıklarını iddia etti. Çimagil “Bu tür firmalar fabrikalarla yaptıkları anlaşmalarda nakliye bedeli almayacaklarını söyleyip, ‘senin 5 bin araçlık yüklemeni ben yapacağım. Sende depo işini bana vereceksin ben depodan kazanacağım’ diyor. Bu şekilde teklif veren firmalar var. Bunlar bu tekliflerle büyük cirolar yapıyorlar” deyip, filler ve çimenler benzetmesinden yola çıkarak “Burada filler tepişiyor, çimenler eziliyor. Biz şu an çimen pozisyonundayız” şeklinde konuştu. Nakliye sektörünün sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ifade eden Çimagil, mutsuz olduklarını belirterek “Buna ‘dur!’ demek gerekiyor” dedi ve konuyu Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND)’nin seçimlerine getirdi. Çimagil “UND’ye kalburüstü bir adam gerekiyor” diyerek bu kişinin bir Saffet Ulusoy namzeti olması gerektiğini söyledi. “Sektöre bir Saffet Ulusoy daha lazım”
“Sizce sektörde Saffet Ulusoy fikirlerine sahip birileri var mıdır?” sorusuna karşılık Toros Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Çimagil’in cevabı gayet olumlu oldu. Çimagil sorumuzun cevabını öncelikle Saffet Ulusoy’un profilini çizerek yanıtladı ve: “Bu sektörde bir Saffet Ulusoy daha var ama çıkmıyor. Saffet Ulusoy, irili ufaklı nakliyecinin tamamını tanıyan ve kapısı herkese açık bir adam. Bugün U.N. Ro Ro’yu Saffet Ulusoy gerçekleştirmiştir. Nakliyeciye 1 milyar Euro para kazandırmıştır. UND’yi bugünkü konumunun çok daha üstünde bırakmıştır. Saffet Ulusoy gittiği yerde ağırlı olan bir kişi, sözü ve sohbeti dinlenen bir adamdı. En üst düzeyde kişilerle konuşabilecek bir kişilikti. Sektör şu anda bir Saffet Ulusoy çıkartabilir mi bilmiyorum, ama bir Saffet Ulusoy namzedi çıkartabilir. Sektörün içerisinde çok zeki, inanılmaz kabiliyetleri olan kişiler var. Mesela Barsan’ın sahibi Kamil Barlın, Ekol’un sahibi Ahmet Musul ve Ali Osman Ulusoy bunlar arasında yer alıyor. Bunlar yetenekli insanlar ve bunların sektöre birer ağabeylik yapması şart” dedi. UND’nin şu anki durumundan dolayı nakliyecinin güvenini kaybettiğini belirten Çimagil, yaklaşan UND seçiminin önemli olduğunu vurgulayarak, “Yaklaşan seçimlerin nakliyeciler için önemli olması gerekiyor. Şu anki konjektörde UND zayıf, borçlanmış, gelirlerinin bir bölümü ipotek altında. Gürbulak’taki gelirler Ro Ro’ya akıyor ve UND’ni geliri yok. Şu an nakliyeci kendi derdine düştüğü için seçimlerle de ilgilenmiyor ve UND’yi de bir kurtuluş reçetesi olarak görmüyor. Ama görmek zorunda. UND bizim çatı örgütümüz ve bizler hep beraber bu çatı altında beyin fırtınası gerçekleştirmeliyiz, kavgamızı dahi UND çatısı altında yapmalıyız.” dedi.


“80’lerde nakliyecilik iyi kazandırıyordu”
Sektörün dünü ve bugününe de yer veren Toros Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Çimagil, 80’li yılların sektörde karlılıkların yaşandığı en iyi dönem olduğunu hatırlatarak “Ben 1988 yılında sektöre girdim. Eskiden ülkelerarası 3 nakliye yaptığımızda aracın borcu bitiyordu. Yani bu dönem paranın çok kazanıldığı, maliyetlerin ucuz olduğu bir dönemdi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Eskiden insanlar ahbap-çavuş ilişkisiyle araç alıyordu. Ayrıca yakın bir zamana kadar Karaköy’de İstanbul gümrük müdürlüğü diye bir müdürlük vardı. Hepimiz oraya gidip TIR karnelerimizi mühürletirdik. Beyannamelerimizi açardık, sonra toplu olarak araçlar belirli yerlerde beklerdi. Akşamda kolcu hangi araçları mühürleyecekse gelip kontrolünü yapar, mührünü yapar arabalar giderdi. Şimdi biz gümrüğün ayağına gidiyoruz ve gümrüğün fiziki şarları buna uygun değil.” Çetin Çimagil : “Biz şamar oğlanıyız”
Kişiler ve kurumlar tarafından nakliye sektörüyle oyuncak gibi oynandığını ifade eden Çimagil, “Şu an nakliye sektörü pili bitmiş bir oyuncak gibi, bakanlık ve müşteriler ise bu oyuncak ile oynuyor” şeklinde konuştu. U.N. Ro Ro fiyatlarının yüksek olduğuna değinen Çimagil, vadelerinde çok kısa olduğunu söyledi. Çimagil, UND ile U.N. Ro Ro arasında yapılan baf(yakıt fiyat farkı) anlaşmasına göre mazot düşünce U.N Ro Ro’nun taşıma fiyatlarının da düşürülmesi gerektiğini hatırlatarak, devletin U.N. Ro Ro muadili bir taşıma şekli oluşturması gerektiğini belirtti. Uluslararası taşıma yapan nakliyecilerin U.N. Ro Ro’yu da kullandığını ifade eden Çimagil, havayolu ve karayolunun bir alternatifi olduğunu ancak U.N. Ro Ro’nun herhangi bir alternatifinin olmadığını belirtti. Sektörün Ro Ro taşımacılığından başka çıkar yolu olmadığını ifade eden Çimagil, hem U.N. Ro Ro’ya hem de devlete muhtaç olduklarını dile getirerek; “Biz hem bakanlığa hem de U.N. Ro Ro’ya muhtacız. Her ikisine de bir şey deme şansına sahip değiliz. Biz şamar oğlanıyız. Herkes bizi tokatlayabilir. Bizi en çok döven bakanlık dediğimiz kurum” ifadesinde bulundu. Ayrıca Çimagil, “Ulaştırma bakanlığı bizi ağır para cezalarıyla disipline etmeye çalışıyor” diyerek nakliye firmalarının bu tür cezalarla batmaya zorlandıklarını söyledi. “Sektördeki kişilerin eğitilmesi lazım"
“Sektörün eğitimli kişilere ihtiyacı var” diyen Çimagil sözlerini şu şekilde sürdürdü: “En büyük sorunlardan bir tanesi de nakliye sektöründeki patronların eğitim seviyesinin çok düşük olması, maliyet analizini hiç yapmamış olmalarından dolayı ülke inanılmaz derecede arabaya boğuldu. Resmen bir araba enflasyonu var. Yani arz var talep yok.” Aracı olan herkesin nakliye sektörüne girmemesi gerektiğini söyleyen Çimagil sektöre girişlerde bir sınırlandırılma getirilmesini gerektiğini belirtti. Çimagil ayrıca Ulaştırma Bakanlığı tarafından nakliye sektörüne adım atmak isteyenlere bir kısıtlama getirilmesi durumunda araçların mali değerlerini artacağı da sözlerine ekledi. Çetin Çimagil : “Nakliye sektöründe 5 sene içinde büyük bir kriz yaşanacak”
5 sene içinde sektörün büyük bir kriz yaşayacağını iddia eden Çimagil, sektörde karlılıkların düştüğünü ve araç almak isteyen nakliye firmalarının alımlarında kredi kullandıklarını belirterek “Şu anda kimse yaptığı kar ile bir mal almıyor. Borçlanarak alıyor. Dolayısıyla bunlar ödeme zamanı geldiğinde ödenemeyecek. Tüketici kredileri inanılmaz derecede artmış durumda. Faktöringler çok güzel iş yapmış durumda. Yani vatandaş bankaya muhtaç durumda. Dolayısıyla Türkiye’de bir kriz olacağına inanıyorum. Zaten bu durum sinyallerini vermeye başladı. Nakliye sektöründe insanlar araç almıyor” şeklinde ifade etti. Oya KAYA-Nurcan GÜNEŞ www.tasimacilar.com 28.09.2012 Saat:18:40

Yorumlar
Kimlik bilgilerinin görüntülenmesini istemiyor
2012-10-09 13:23:27

1-Global sirketler,finansman gucunu kullanarak pazardan pay almaga calısıyorlar, bunlarıda yapar ıken sankı bır fınansman sırketı gıbı hareket edıyorlar, buna ilavetende ucretleri surekli dusuruyorlar.
2-Yabancı plakalı aracları,aklınıza hangi firma gelırse gelsın , hemen hemen HERKES kullanıyor, bunun denetımını hangı makam yapmalıdır? Yapacaktır.?
3-Pazardaki arac sahıplerinin Buyuk şirketler ile finansman açısından başa çıkma şansları maalesef yoktur, o şirketlere taşaronluk yapma durumunda kalıyorlar.
4 Turkiyeye bu filo buyuktur, Turkıyenın dış ticaretinin buyumesi,naklıye fılololarının buyumesı ıle dogru orantılı degıldır,
Yetkılı mercılerın mutlaka arac sayısına bır tahdıd getırmelerı gerekemketedır.

Saygılarımla

Mehmet Metin
2012-10-04 13:30:51
Aslında burada önemli olan problemlerin görülüp ve çetin bey gibi net ifade edilmesidir. Önümüzde UND seçimleri olacak ve nakliyeciler başkanlarını seçecek. Başkan seçerken ki niyet; Nakliyecilerin sorunlarını çok iyi bilen ve çözecek bir ekip'e oy vermek gerekir diye düşünülmesi lazımken başka niyetler ve düşünceler devreye girip ona göre oy verilecek. Bu durumda sektöre her zamanki gibi zaman kaybettirecek. Sürecin gösterdiği büyük firmalar kalacak ve onlar da karlarını nakliye dışı işlerden kazanacak ki depoculuğa yöneliyorlar, küçük firmalar ya kaybolacak ya da bitkisel hayatta devam edecekler. Orta ölçekli firmaların bir çoğunun sekör değiştireceğini düşünüyorum veya çıkmak için zaman ve imkan araştıracaklar.
Ali Çiçekli
2012-10-01 18:17:15

Sevgili Çetin Kardeşim,

Yakınma ve feryatlarında yüzde yüz haklısın. Sektör kazanmıyor, sektör zor durumda ve korkarız ki sektörde kopuşlar hızlanacaktır. Ancak UND konusundaki görüşlerinin bir kısmına katılamıyorum. Zira kurtuluş kişilerde değil sistemde olmalı. UND'yi eğer daha kurumsal ve kişiye bağlı olmadan sistemli çalışır hale getirebilirsek ancak etkinliği artar. Ayrıca tek tek kurtuluş olmaz zaten ve bu yüzden güçlü ve etkin bir UND'ye ihtiyaç var. Nitekim 'örgütlü güç yenilmez.' UN Roro konusunda ise bir şey demeye hiç ama hiç gerek yok.! Zamanında bu sektör kendi Derneğinin oluşturmaya çalıştığı alternatif hattına sahip çıksaydı bugün bu şekilde olmayacaktı. Ama artık geçmiş ola..! Bu gün Un Roro ne yapıyorsa kendi tutarlılığı açısından doğru yapıyordur..! Her bir tekel kuruluş gibi karını sürekli artırmak ve maksimize etmek kapitalist ekonominin doğal akışı içerisindeki çok doğal bir davranış şeklidir ve yadırganmamalıdır.!

Sektörün disipline edilmesi için Bakanlığın ciddi çalışmaları olmakla birlikte her alanda olduğu gibi kayıt içi firmaların cezalandırılması ve sürekli onların üzerine gidilmesi yolu seçilmiştir. Oysa ülkemizde ekonominin ve hayatın her alanında bulunan 'kayıtdışılık' maalesef sektörümüzde de yoğun bir şekilde faaliyettedir. Ve ne yazık ki bunun kontrolünün yapılamaması sonucu hem Devletin ciddi gelir kaybına hem de sektörde rekabetin yaşanmasına sebep olunmaktadır. Bakanlığın hem kayıt dışı faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlar hem de yabancı plakalı araçların meşru olmayan faaliyetlerini men etmesi sektöre bir nebze nefes aldırabilecektir. Umudumuzu yitirmeyelim sevgili Kardeşim..! Mutlaka bir gün güneş doğacaktır bu sektöre ve bu sektörün çilekeş insanlarına.

Saygı ve sevgilerimle...

Diğer Haberler
  • Öztürk ailesinin mutlu günü28 Eylül 2016 Çarşamba 14:04
  • Analog Takografları neden değiştiriyoruz?24 Haziran 2016 Cuma 14:56
  • Efa Tur'un Acı günü13 Haziran 2016 Pazartesi 14:25
  • Comvex 2016 Fuarından fotoğraflar26 Mayıs 2016 Perşembe 13:50
  • TEMSA 4 ayda 112 otobüs, 350 midibüs sattı24 Mayıs 2016 Salı 16:30
  • Genç PR'cıya başarılar diliyoruz31 Mart 2016 Perşembe 12:45
  • 25 Mart Eylemi İptal edildi23 Mart 2016 Çarşamba 14:53
  • Servisçiler “oneminute” diyecek14 Mart 2016 Pazartesi 12:01
  • Edirnekapı Eylemenin Helikopter Görüntüleri10 Mart 2016 Perşembe 14:30
  • Plaka Tahditi için Cumhurbaşkanı'na çağrı26 Şubat 2016 Cuma 13:27