Tedarik zincirinde ciddi bir kırılma yaşanacak

Tedarik zincirinde ciddi bir kırılma yaşanacak

Lojistik sektöründe konteyner krizinin ardından bir rahatlama yaşanmıştı ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte tedarik zincirinde ciddi bir kırılma yaşanacak gibi görünüyor. Bu kırılmanın ortasında Türkiye stratejik olarak çok kıymetli bir yerde.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy, mevcut durumun Türk lojistik sektörüne yansımalarını değerlendirdi.

Rusya’ya uygulanan ambargo ve yabancı markaların Rusya’dan çekilmesi gibi savaş koşullarının yarattığı olağanüstü durumları göz önüne aldığımızda Rusya’da Türk ürünlerine talebin arttığını görmekteyiz. Rusya’da mağazaları bulunan bazı markaların satışlarının son bir haftada iki kata yakın arttığı belirtiliyor. Bu durum Türkiye’nin Rusya’ya ihracatını artırdığı gerçeğini rakamlarla doğruluyor. Türk üreticisi ve lojistik sektörü açısından tedarik zincirinde yaşanan kırılmanın Türkiye’ye pozitif dönüşleri olduğunu görüyoruz.

Avrupa ürettiği ya da hali hazırda sattığı malı teknik olarak satabiliyor fakat gidecek yolu yok. Ancak Avrupa Birliği ülkelerinin kullandığı Ukrayna üzerinden geçen rota savaş nedeniyle artık bir alternatif değil. Avrupa Birliği’nden çıkan yük Orta Asya ve oradan da Rusya’ya ulaşacak. Bu nedenle Türkiye ön plana çıkıyor ve çok ciddi bir görev alabilir. Ancak, AB’nin Rus uçaklarına koyduğu yasak sonrasında Türkiye bu konuda henüz herhangi bir yeni düzenleme yapmadı.

orta-koridor.jpg

Gürcistan-Rusya hattında yaşanan tıkanma, sadece Rusya’ya yönelik nakliyeyi değil, bu ülke üzerinden Orta Asya’ya yapılan transit taşımaları da büyük sekteye uğratıyor. Orta Asya Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından biri konumunda. Özbekistan başta olmak üzere Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan’a da yıllık 40 bine yakın ihracat seferi yapılıyor. Pandemi öncesinde Türk nakliyeciler Orta Asya seferlerinin yüzde 90’ını İran üzerinden Türkmenistan’a, oradan da diğer ülkelere geçerek yapıyordu. Ancak salgın nedeniyle Türkmenistan tüm dünyaya transit geçişi kapattı. Lojistikçiler bu kapının yeniden açılması için yetkililerin harekete geçmesini istiyor. Bu hattın yeniden açılması durumunda savaş nedeniyle Gürcistan-Rusya hattındaki tıkanmadan dolayı yaşanan kayıpların bir nebze önüne geçmesi hedefleniyor.

Mevcut koşullar altında hızlı aksiyon almak amacıyla hazırladıkları raporu bakanlığa sunan lojistikçiler, güzergahlardaki yoğunluğu azaltacak önlemlere dikkat çekti. Bunlardan biri, işler durumdaki kapının altyapısının güçlendirilmesi için gerekli girişimlerin yapılması, diğeri ise alternatif rotaların önündeki engellerin kaldırılması.

Türkiye açısından ise mevcut durumda küresel ticaretin Orta Koridor’a kayması gündemde.Asya ile Avrupa arasında ticaret ve ulaşım üç ana koridordan gerçekleştiriliyor. Rusya'nın içinde bulunduğu "Kuzey Koridoru", İran üzerinden geçen "Güney Koridoru" ve Türkiye'nin de dâhil olduğu "Orta Koridor". Ancak Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, Kuzey koridorunda yaşanan güvenlik sorunları Avrupa Birliği’nde üretilen ya da hali hazırda satılan malın teknik olarak gidecek bir yol bulamaması demek. Bu durum Türkiye'den Kafkaslar'a, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ile Kazakistan'ı da içine alan Orta Asya ve Çin'e ulaşan Orta Koridor'u daha da değerli hale getirdi.Özellikle Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan limanlarında lojistik merkezler ve serbest ticaret sahaları kurulmasının, Trans-Hazar iş birliğinin gelişmesine ve derinleşmesine katkı sağlayacağı öngörülüyor.

Rusya'ya yönelik gelişen yaptırımların ve ambargonun uygulanması, buradan Avrupa'ya uzanan tüm ulaşım rotalarının riskini de artıracaktır. Orta Koridor üzerinden yapılan ulaşımın önemi çok taraflı iş birliklerine dayalı olarak artabilir.

Orta Koridor'un paydaşları olan Azerbaycan ve Türkiye buna hazır olmalı. Türkiye, Orta Koridor ile ilgili var olan teknik sorunları gidermeleri için diğer ülkelere yardımcı olmalı ve bunu teşvik etmeli. Orta Koridor’un tam kapasite ile kullanılmasının temelinde altyapı uyumluluğunun sağlanması gerekli görünüyor. Mevcut durumda toplam 829 kilometre uzunluğundaki Bakü-Tiflis-Kars hattının 504 kilometresi Azerbaycan, 246 kilometresi Gürcistan ve 79 kilometresi Türkiye sınırlarında yer alıyor. Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolundaki ray açıklığı farkının giderilmesi, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerden tren ile gelen yüklerin kesintisiz şekilde Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşması için 2019 yılında Kars Lojistik Merkezi'nde Türkiye'nin ilk çift ekartman rayı döşenmeye başlandı.

BTK demir yolu hattı güzergahındaki Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan gibi ülkelerde bin 520 milimetre genişliğinde ray hattı kullanılırken, Türkiye ve Avrupa'da bin 435 milimetre standartlarında raylar yer alıyordu.

Ray aralığı açısından Asya ve Avrupa'da farklı olan hatlar kullanılması dolayısıyla her iki kıtadaki trenler özellikle BTK demir yolu güzergahındaki hattın kesişme noktası olan Gürcistan'ın Ahılkelek kentinde buluşuyordu.

Türkiye üzerinden gerçekleştirilen yük taşımacılığını da etkileyen bu sorunun giderilip Asya ile Avrupa arasındaki yük taşımacılığının hızlandırılması amacıyla bir süre önce çalışma başlatıldı. Bu amaçla Asya'dan gelen trenlerin ulaştığı Kars Lojistik Merkezi ile Ahılkelek arasında yeni bir hat yapılıyor.Yapımı süren ve Türkiye'de ilk çift ekartman rayı döşenen bu hattaki raylar hem bin 435 milimetre hem de bin 520 milimetre aralığında olacak. Bu uyumlaştırmanın tamamlanması sayesinde yüksek maliyetli boji değişim işlemi de sonlanacak.

Bunun yanı sıra gümrük sistemlerimizi birbirine uyumlu hale getirmeli, Orta Koridor'un işlerliğini daha da artırmalıyız. Ancak Orta Koridor’un işlerliğini artırırken bir yandan da kapasitemizi ve altyapımızı bu artışa hazırlamamız gerekiyor. Asya’dan Avrupa’ya kesintisiz taşımacılığı sürdürmek için Marmaray geçişlerinin artırılması ve Yavuz Sultan Selim Köprüsünden demiryolu geçişinin sağlanması şart olarak görünüyor.

Transit gelirleri artacak, yerli üretim teşvik edilecek, gümrük sistemlerimiz ve vergiler birbirine uyumlu hale geldiğinde ise ihracat giderlerimiz azalacaktır. Başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere Orta Koridor rotasındaki ülkelerin stratejik önemi artacak.Bunun sonucunda lojistik sektörü olarak uzun yıllardır hedeflediğimiz transit taşımacılıkta uluslararası HUB olma ihtimalimiz daha da artacak gibi görünüyor.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.