• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul : 26 °C

Mersin'de ki UND Genel Kuruluna ''İstanbul'da UN Ro-Ro tekeldir'' ifadesi damgasını vurdu

Mersin'de ki UND Genel Kuruluna ''İstanbul'da UN Ro-Ro tekeldir'' ifadesi damgasını vurdu
Mevcut Başkan ve ayrıca yeni dönem için de Başkan adayı olan Ruhi Özmen Hatay'ın ardından Mersinli nakliyecilerle buluştu.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği'nin 18-19 Ocakta yapılacak olan Genel Kuruluna az bir süre kala Başkan adayları seçim turlarına devam ediyor. Mevcut Başkan ve ayrıca yeni dönem için de Başkan adayı olan Ruhi Özmen Hatay'ın ardından Mersinli nakliyecilerle buluştu.


15 Ocak 2011 yılında gerçekleştirilen 36. Olağan Gelen Kurulda 215 oy ile Başkan seçildiğini hatırlayan Özmen, Mersin'li nakliyecilerle buluşma nedeninin UND'ye Başkanlık ettiği iki yıllık sürede nelerin yapılıp nelerin hayata geçirilemediğinin konuşulması ve bölgenin UND'den beklentileri olduğunu belirtti. "Karşınızda sorunları bilen insanlar var"
Özmen dernek üyelerinin problemlerine tek tek değinerek " Karşınızda bu sorunların tamamını çok yakından takip eden bir Yönetim Kurulu var. Ben 27 yıldır bu işi yapıyorum. Masanın etrafında oturan arkadaşlarımızın tamamı sorunları bilen insanlar" dedi. Özmen'in, hazırlanan program gereği saat 18:00 sularında yemeğe geçileceğini ve toplantının yemekte devam edeceğini belirtmesi üzerine salonda bulunan bazı nakliyecilerden tepki aldı. Yemekte sorunların konuşulamayacağını ifade eden bir nakliyecinin yemekten ziyade sorunların çözülmesi için çaba beklediğini ifade etmesi üzerine Özmen, Hatay'da yapılan toplantının 5,5 saat sürdüğünü ve herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığını belirterek, bunun sadece hazırlanan programa uymak amacıyla dile getirildiğini belirtti.


"Bu toplantıyı rekabete borçluyuz"
Ayrıca başka bir sektör çalışanı ise "Şuan bu toplantıyı gözünü sevdiğim rekabete borçluyuz, rekabet olmasaydı eminim siz şuan burada olmayacaktınız" diyerek, 18-19 Ocakta yapılacak Genel Kurul için UND'nin otel ve uçak masraflarını karşılamasının etik olup olmadığını sordu ve ekledi, "yaptıklarınızı saydınız ama yaptıklarınızı zaten bilen biliyordur bence çıkıp burada yapamadıklarınızı sayacaktınız. benim için kimin kazanacağı önemli değil ama rekabetin bu ortamı oluşturmuş olması çok güzel" "Organizasyonun parası dernek tarafından ödenecek"
Uçak biletlerinin ve otel masraflarının karşılanmasının Çetin Nuhoğlu'nun Başkan adaylığı ile ilgisi olmadığını ifade eden Özmen,"Bunu defalarca söyledim Mersin'de de tekrarlayayım. Hep söylediğim bir şey vardı: Biz büyük bir dernek olacaksak, İstanbul'da ses getirecek bir etkinlik yapmalı ve devleti davet etmeliyiz. En az 700-800 kişinin katılımını sağlayacak bir organizasyon peşinde olduğumu defalarca söyledim. Bunun için bu organizasyonu yaptım. Bu organizasyonu yaparken de parasını birilerinden almadım bu sizin paranız ve dernekten ödenecek bir paradır.Bu organizasyon Rahmetli Saffet Bey zamanında da Çetin Başkanın zamanında da defalarca yapılmış bir organizasyondur" cevabını verdi. "Biz öderiz derseniz memnun olurum"
Nakliyecilerin, "bu kadar sıkıntılı bir dönemimizde biz kendi ücretlerimizi öderdik buna hiç gerek yok" demesi halinde memnuniyet duyacağını ifade eden Özmen, "Sizden rica ediyorum bu yazıyı geri çekin biz kendimiz gelelim ve özgür irademizle seçimlerde oy kullanalım derseniz seve seve hemen bir faks ile bu yazıyı düzeltebilirim. Ama ben derneğin üyeleri ile bir gecede olsa hoş bir vakit geçirmesini ve kendi gelecekleri için oy kullanmalarının çok önemli olduğunu, bu katılımın çok yüksek seviyede sağlandığın da da o hani "dinlenmiyoruz, sözümüz geçmiyor lafını bir kere daha medyaya ve sivil toplum örgütlerine ve hükümete ulaştırma şansı yakalayacağız diye düşünüyorum" dedi.


Hisse satışının Genel Kurula sorulması gerekmiyor muydu?
Bir nakliyecinin "bu kadar büyük bir mal varlığı satışının genel kurula sorulması gerekmiyor muydu?" sorusu üzerine Özmen, " Hisse satışı ile ilgili UND'nin Yönetim Kurulu 36. Genel Kurulda her türlü gayri menkul alım satımına ilişkin son anda eklenen gündem maddesi ile bir yetki almıştır. Araçlarımızı sattığımız gibi gayrimenkullerimizi sattığımız gibi menkullerimizde satabiliriz o yetki ile dolayısıyla UN Ro-Ro ile yapmış olduğumuz bir satış opsiyon vaadi anlaşmasıdır. 5 milyon Euro'yu bu şartlarla hisse satışı fiilen UN Ro-Ro'da olan 1.2 hissemiz UND'nin aktifindedir satışı fiilen gerçekleştirilmemiştir. Yani kapanışı yapılmamıştır. Bunu defalarca anlattım. Eğer bu kapanış yapıldıktan sonra elimizde kalan 0.8'lik hissenin de 10 milyon Euro'dan az olmamak kaydı ile 10 milyon Euro bedelle satışına dair anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmanın cezai şartları ve cayma şartları her iki taraf içinde aynı şekildedir. UN Ro-Ro'da bu anlaşmadan cayabilir ve bize bir tazminat öder, UND'de bu anlaşmadan cayar ve tazminat öder. Ama geldiğimiz noktada da UND'nin bu anlaşmadan geri adım atacak gücü yoktur. Yani ekonomik olarak oradan aldığımız 5 milyon Euro'yu ödeyecek gücümüz yoktur. Böyle bir gücü elde ettiğimiz gün UN Ro-Ro'nun parasını ödeyip, hisselerimiz zaten izim üzerimizde, cezasını da ödedikten sonra her türlü tasarruf hakkını kullanmak bizim elimizdedir" dedi ve Hisse senedinden elde edilecek miktarın nereye ödeneceği yönündeki kararın yönetim kurulu tarafından karara bağlandığını, ayrıca Gaziantep, Kayseri ve Bolu’da istifa eden üyelerinde bu kararın altında imzaları olduğunu söyledi. UN Ro-Ro ile özel bir ilişkiniz var mı?
Nuhoğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmasında "Benim Başkanlığımı yalnızca UN Ro-Ro istemez" şeklinde bir ifade de bulunmuştu. Bunun üzerine bir nakliyeci, "Çetin Bey benim adaylığımı UN Ro-Ro istemiyor diyor. UN Ro-Ro ile özel bir ilişkiniz var mı? Ayrıca haksız rekabet için ne yapabildiniz? " sorusunu yöneltti. "Evet UN Ro-Ro ile ilişkim var"
Soru üzerine UN Ro-Ro ile bir ilişkisi olduğunu ifade eden Özmen bu ilişkiyi şöyle açıkladı; "Evet ilişkim var İtalya'ya çalışıyorum. İtalya üzerinden Avrupa'ya römorkla taşıma yapıyorum. Mutlaka UN Ro-Ro ile bir ticaret yapmak zorundayım. UN Ro-Ro yerine bir başka şirketi ikame ettirirsek onunla da çalışmak zorunda kalırım" diyerek, Türkiye'de kurulmuş Ro-Ro şirketlerinin tümüne firma olarak destek verdiklerini ifade etti ve "Tekirdağ'dan kalkan Ege Ro-Ro'ya hiç kimse binmediğinde biz Mars olarak en az 7-8 araçla destekledik. BKT Ro-Ro kurulduğunda kuruluşu ile ilgili her türlü desteği vereceğimizi söyledik. Kale grubunun Çanakkale'den kaldırdığı Ro-Ro'ya ilk arabalarımızı biz verdik" dedi.


"UN Ro-Ro İstanbul'da tekeldir"
Alternatif bir Ro-Ro şirketinin kurulması için çok ciddi çabalar sarf edildiğini, ancak başarılı olunamadığını belirten Özmen, "Size tüm samimiyetim ile söylüyorum rekabetin oluşturulması haline bundan en büyük faydayı sağlayacak bu masanın etrafında oturan büyük Ro-Ro kullanıcılarıdır. Ro-Ro şuan da bir tekel işletmesidir. Tek başına İstanbul'dan Trieste hattını kullanır bir pozisyondadır. Rekabet olmasını ve fiyatların düşmesini bizde istiyoruz" ifadesinde bulundu. Çetin Nuhoğlu'nun başkanlığını kimin isteyip kimin istemeyeceğini bilmediğini belirten Özmen, bu ifadelerden , Çetin Nuhoğlu'nun başkanlığını istemeyen UN Ro-Ro'nun kendisinin başkanlığını isteyeceği anlamının da çıkarılmaması gerektiğinin altını çizdi. Nurcan GÜNEŞ www.tasimacilar.com 22.12.2012 Saat:18:35



Yorumlar
Ekrem Kayar
2012-12-26 02:37:53
Ulaştırma Bakanlığı mevzuatlarına uluslararası hukuk kuralları göz ardı edilmiş,hukiki açıdan mevzuatlarda aşırı bir ihmal bulunmaktadır,mevzuatlar kulaktan dolma dolaylı anlatımlar işine gelirlik gibi büyük firmaların adeta istediyine göre dizayn edilmiştir. Yetki belgeleri vermekteki amaç kaliteyi artırmakmı? 60bin tl , 100bin tl yetki belge harcı alınınca firma kaliteli hale mi geliyor, hayır. 1 Kamyonu veya 1 Tırı veya 1 otobusu olan insan yetki belge sahibi olamaz ancak 11 Tırı , 10 otobusu olan firma yetki sahibi olabilir diye bir hüküm hukuken yanlış,avrupa uluştırma kanunlarının Turkiyede acilen devreye girmesi gerek,Firmaların kalitesi taşıt sayısına bağlı değilde teminat mal varlıklarına endekse edilebilir,insanları firmaları adeta 1 değilde , 11 Tır almalarına zorluyoruz . hukuki açıdan aşırı eksiklikler bulunmaktadır. 1 adet Tır sahibi firma insan hakları mahkemesine başvuru yaptığı halde ulaştırma bakanlığı ağır tazminatlarla mahkum kalabilir, Avrupa kara ulaştırma mevzuatlarının dikkate alınması gerekmektedir. Yıllarca firmalar adeta yetki belge için borç batağına mahkum edilmiştir,sırf kamyoncu yetki belge almak için fazladan araç almaya mahkum edilmiştir. Turkiye bu yanlış kanunlarla araba mezarlığına dönüşmüştür.
Ali Çiçekli
2012-12-25 18:41:44
İsmini gizleyerek(!) şahsıma yönelik yorum yapan sevgili arkadaşım,

UND Deniz elbette UND'nin kendi üyelerine, yani sektöre güvenerek kuruldu.Zaten kurulma amacı da mevcut Roro şirketinin yıllardır gitmediği Fransa'ya yeni bir hat açmak ve dolayısıyla Fransa, İspanya,Portekiz,İngiltere,vs ülkelere taşımacılık yapan şirketlerimizin yolunu açmaktı.Zira o güne kadar İtalya'nın transit belgesinin yetersiz olmasından dolayı örneğin Marsilya'ya bile yük götüren bir araç, Almanya üzerinden dolaşmak zorunda kalıyordu.Bu nedenle mevcut Roro şirketinin bu hatta gemi koymaması üzerine bu ihtiyaç doğdu ve büyük fedakarlıkla UND Deniz kuruldu.Bir diğer nedeni de pazarın tek hakimi olan mevcut Roro şirketinin tekelci olmanın verdiği doğal davranış gereği keyfi zam ve uygulamalar yapmasının önlenmesini teminen bir alternatif yaratmaktı.İleride Başkanlık beklentisi olsun yada olmasın her bir Türk taşımacısının ve hele UND üyesinin bu hattı desteklemesini beklemek elbette meslek örgütünün hakkı olsa gerekir.Engin Başkan yada bir başka nakliyecinin bu hattı kendi ticareti açısından doğru bulmayıp araç vermemesi elbette doğal karşılanabilir.Ancak ticari açıdan bu hat doğru değildi ise neden mevcut Roro hattı Fransa'ya başladığı ilk gemide yoğun olarak desteklendi? Asıl soru burada.!
Diğer yandan, Ekol'ün sahibi Ahmet Musul Bey UND Deniz'in Fransa hattını başından sonuna kadar yoğun bir şekilde desteklemiştir.Eski bir UND Deniz yöneticisi olarak kendisine bu vesileyle bir kez daha teşekkür ediyorum.
UND Deniz'in batmasının nedenini Engin Bey'le ilişkilendirmek gibi bir aymazlık içerisinde elbette değilim.Bunu nereden çıkardınız anlayamadım.Zira Engin Bey kişi olarak son derece zarif bir dostumdur.Kaldı ki, UND Deniz'in batma nedenini Rekabet Kurulu pekala açıklamıştır.Ancak bu Karar'a rağmen,sayın Engin Başkan'ın UND Deniz'in batmasını o zamanki biz yöneticilere yüklemesi ve bu paralelde açıklamalar yapması sanırım büyük bir yanılgı ve haksızlıktır. Aynı şekilde,bu batışa sebep olduğu Mahkemece tescillenen bir şirketten bunun tazminini istememek sektör adına bir haksızlık olduğu gibi bir ihmaldir de aynı zamanda.

Engin Başkan da değerlidir,Çetin Başkan da,diğerleri de...Bu sektöre kim en ufak bir katkı yapmışsa hepsine şükranlarımızı sunmamız gerekir.Ancak bu hizmetin ifası esnasında şu yada bu şekilde zaman zaman hatalar yapılabiliyor.Önemli olan hatalar yapmadan yada bu hataları en aza indirgeyerek ve sektörü daha ileriye götürmek suretiyle bu saygın görevi yürütmektir.

Sektör kendisine hizmet edeni yada daha iyi hizmet edeceğine inandığı adayı destekleyerek pekala Başkanlığa getirecektir.Demokratik süreç sonunda o makama kim gelirse gelsin sektör olarak onun etrafında kenetlenmeli ve çilekeş nakliyecinin sorunlarının çözümü konusunda ortak paydada birleşmeliyiz.

Saygılarımla,
Öğr.Grv.Ali Çiçekli
Ferruh ER
2012-12-25 08:50:40
Rusya bile nakliyecisini korumak için getirdiği bonus sisteminden vazgeçti,bizler hala korumacılıkla uğraşıyoruz.Rekabet olmasını istiyorsak UND olarak sadece başka ro-ro şirketlerinin gelmesini sağlamalıdır.Bizler denizci değil,karacıyız.Kurulan tüm şirketler zarar ederek ayrıldılar.Hepsininde kurucuları karacılardı.

Ferruh ER

Kimlik bilgilerinin görüntülenmesini istemiyor
2012-12-24 21:52:34

Sayın Çiçekli UND ile doğru dürüst bağı olmayan dernek ilişkilerini başkasının yönettiği ve başkan olabilmesi için tüzüğün değiştirildiği birine neden UND Denizi desteklemediniz araç vermediniz sorusunu sormak bence çok yanlıştır.

Şirketlerin genel ticari işleyişi doğrultusunda harekete eden bir yapıdan bahsediyoruz.Engin bey eminim ki gelecekte UND başkanı olacağını bilse idi, bunun hesabının kendisine kesileceğini bilse idi UND denizi desteklerdi. Ama lütfen doğru tahlil yapın. UND Deniz Mars, Ekol yada diğer büyük şirketlere güvenerek mi bu yola çıktı?

UND Denizin batmasını neredense Engin bey'e bağlayacaksınız? peki aynı soruyu Nuhoğlu'na soruyormusunuz? Madem para verebiliyordun neden batmamıza engel olmadın? neden borcu ödemedin diyebiliyormusunuz? ortada büyük bir borç var kapatılamıyor para veren yok dernek malları ile birlikte ortakların kişisel malvarlıklarınada haciz gelecek ve yapılması gereken yapıldı. bugün ben veririm diye bağıranlar ogün ortaya çıksalarmış

Ali Çiçekli
2012-12-24 14:15:42

Sayın Engin Başkan,

Kurulan tüm Roro şirketlerini(Ege Roro,BKT Roro,Çanakkale Roro,vs..) ortağı olduğunuz firma olarak desteklediğinizi söylemişsiniz.Ancak size daha önce de sorulan aşağıdaki bu soruyla ilgili sektöre bir cevap borcunuz olduğunu düşünüyorum:

Şu an Başkanlığını yaptığınız UND'nin %99,5'u olarak kurulan ve sizin esas çalıştığınız hatta faaliyet gösteren UND Deniz Roro'suna neden destek olmadınız? Bu bağlamda,Fransa'ya Roro taşımacılığı yapan UND Deniz Roro'suna faaliyete geçtiğinden sonra yaklaşık 4 ay boyunca tek bir araç vermediniz.Ancak ne hikmetse 4 ay sonra Marsilya'ya faaliyete başlayan UN Roro'nun ilk gemisine 32 araç verdiniz ve daha sonra aynı şekilde UN Roro'ya destek vermeye devam ettiniz.Sektör Derneği olan UND'nin %99,5 malı olan UND Deniz'e hiç araç vermeyip rakibi olarak aynı hatta faaliyete başlayan UN Roro'ya bu kadar büyük bir destek vermenizin nedenini açıklar mısınız ?

Yukarıdaki açıklamanızda çok da güzel bir söz söylemişsiniz '..rekabetin gözünü seveyim...' diye. Pekala aynı anlayışla , rekabet yaratıp sektör adına kalite ve ucuzluk yaratan UND Deniz'in tekelci bir işletme karşısında rekabet etmesine neden hiç destek olmadınız?Ve neden şimdiye kadar ısrarla UN Roro'nun tekel olmadığını medyaya açıklayıp durdunuz? Ne var ki çok şükür geç de olsa yukarıdaki açıklamanızda artık siz de tekel olduğunu kabul etme noktasına gelmişsiniz ki bu da sevindiricidir.

Saygılarımla,
Öğr.Grv.Ali Çiçekli

Diğer Haberler