• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 3 °C

Otomotiv üreticileri yüzünü Türkiye’ye çevirdi

Otomotiv üreticileri yüzünü Türkiye’ye çevirdi
Dünya otomotiv sektörünün gelişmiş pazarlardaki üretimi yavaşlamaya başlarken yeni gelişmekte olan ülkelerde ise Pazar büyümeye devam ediyor.

Booz & Company danışmanlık firmasının verilerine göre 2018 yılı itibariyle dünyada otomotiv piyasasındaki talebin yüzde 20’si gelişmekte olan ekonomilerden gelecek.

Ülkemizde otomotiv sektöründe hafif ticari araçların 2011-2015 yılları arasındaki üretimi büyüme (CAGR) oranının IHS tahminlerine göre yüzde 2,6 olması bekleniyor. Rusya’da bu rakamın yüzde 4,8’e, Polonya’daysa yüzde -6,7’ye dayanacağı tahmin ediliyor. Aynı oranın Fransa’da yüzde 1,8, Almanya’da yüzde 0,8, İngiltere’de yüzde 5,5 ve İspanya’da yüzde -0,3 olacağı öngörülüyor. Bu rakamların da işaret ettiği trendler nedeni ile otomotiv üreticileri operasyonlarını Türkiye, Meksika ve Tayland gibi gelişmekte ülkelere kaydırmaya başladı.

Türkiye hafif ticari araç üretiminde 1. sırada

Bugün Mercedes Benz, Ford, Renault, Fiat, Toyota, Hyundai ve Honda gibi global otomotiv üreticilerinin Türkiye’de üretimleri bulunuyor. Toplam 27 AB ülkesi arasında Türkiye toplam motorlu araç üretiminde 6. sırada, hafif ticari araç üretiminde ise 1. sırada bulunuyor. Volkswagen gibi güçlü global üreticilerin de Türkiye’ye yakın zamanda üretim tesisi kurması beklentiler arasında.


DHL Supply Chain, dünyada yürüttüğü yaklaşık 230 otomotiv operasyonundan edindiği deneyim ve sektördeki trendleri değerlendirdiğinde, yakın gelecek ile en önemli 4 tespiti şu şekilde sıralıyor.

• Sıkılaşan yasal yönetmelikler, hükümetlerin artan baskısı ve artan yakıt maliyetleri nedeni ile otomotiv üreticileri elektrikli, hibrid araç üretimi ve yeni teknolojilere yatırım yapıyorlar. Öyle ki Accenture danışmanlık firmasına göre bugün yeni bir binek aracın maliyetinin yüzde 30’unu oluşturan elektronik aksamın değeri 2020 yılında yüzde 40’a yükselecek.

• Tedarik süreci globalleşirken karmaşıklaşıyor. Gelecekte elektrikli ve hibrid araçların üretiminin artışı ile birlikte süreç çok daha karmaşık ve zor bir hale dönüşecek. Bu durum, parça ithalatı, yerel parça tedariki, üretim, satış sonrası parça dağıtımı gibi bir süreci, ekonomik krizin yarattığı zorlukları da yenecek şekilde en düşük maliyetler ve en yenilikçi yaklaşım ile yönetmeyi gerektiriyor.

• BMW ve Daimler gibi araç üreticilerinin stratejilerinde karbon salınımını azaltmak için ürettikleri elektrikli ve hibrid araç sayılarını artırmak çok önemli yer tutuyor. Araç ve kamyon üreticilerinin bu alanda dünyada yaptığı yatırımlar 2010 yılında toplam 14 milyar Euro tutarında oldu. Bugün için Türkiye’de yollardaki elektrikli ve hibrid araçların toplamı 400, şarj istasyonunun sayısı da 41 civarında.

• Otomotiv üreticilerinin Türkiye’de yeni üretim tesisleri açma, tesislerinde ürettikleri model sayısı, araç sayısını artırma ve Türkiye’den besledikleri hedef pazarlarını genişletme planları nedeni ile Türkiye’deki üretim merkezlerinin lojistik ihtiyaçları değişiyor, çeşitleniyor ve artıyor. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler