• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul : 14 °C

‘Sorunlar, sorun teşkil etmeden önlemi alınmalı’

‘Sorunlar, sorun teşkil etmeden önlemi alınmalı’
İstanbul’da sonunda kamyoncu esnafı da yollara döküldü. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Ömerli’de döküm sahasının kapatılmasını protesto etmek isteyen çok sayıda hafriyat kamyonu, Anadolu Yakası’nda eylem yaptı.

Eylem nedeniyle FSM ve Boğaziçi köprülerinde yoğun trafik oluştu. Çamlıca'da TEM bağlantı yolundan FSM Köprüsü'ne doğru ilerleyen kamyoncular, trafikte ciddi yoğunluğa neden oldu. Peki, yıllardır yaşadıkları onlarca sıkıntıya rağmen, kamyoncu esnafını sokağa çıkaran sebepler neydi? Kamyoncu esnafının sorunlarını ve son yapılan eylemi İstanbul Kamyoncular Esnaf Odası Başvekili İhsan Temel ile değerlendirdik.

Belediyenin hafriyat kamyonlarının güzergâhını değiştirmesinden kaynaklı kamyoncu esnafının yaptığı eylem sonrasında sorunun aşılmaya çalışıldığını belirten Temel, yapılan eylem ve eylemin gerekçesi kadar önemli bazı noktaların altını çizdi. Yönetim ve yöneticilerin görevi, sorunları sorun olmadan halletmektir diyen Temel sözlerini şöyle sürdürdü: 'şimdiye kadar hiç hak aramada eylemi gündeme getirmeyen ve hak arama vasıtalarından birisi olan direnişi gündeme getirmeyen esnaf, eylem yapmıştır. Belediye yöneticilerinin, belediye başkanının ve bu işe bağlı birim yöneticilerinin bu sorun eylem noktasına gelmeden çözmeleri gerekmekteydi’ diyerek belediye yöneticilerini eleştirdi.


‘Yönetenler iyi yönetemiyor’

Eylem sonrası için değerlendirmede bulunan Temel, ‘700 tane kamyon yola çıkıp köprüyü sallamaya başlayınca hemen Belediye Başkanı alelacele televizyonlara çıktı, ‘ben sorunu hallettim’ dedi. Sorunun bu kadar basit halledilmesi mümkünse neden bugüne kadar halledilmediğini soran Temel, herkesin güç gösterisi yaptığını söyledi. ‘Sonunda da taraflardan biri geri adım atmak zorunda kaldı’ dedi. ‘Bu durum iki ayrı sonucu ortaya çıkarmıştır’ diyen Temel, ‘birincisi yönetenlerin gerçekten iyi yönetmediği gerçeğidir. İkincisi ise, her sorunun çözümünde eylem yapılırsa hak alınıyor iddiasıdır.’

‘Esnaf Odası olarak istişareden yanayız’

İstanbul Kamyoncular Esnaf Odası olarak, kendilerinin bu konularda daha yapıcı ve çözüm odaklı çalıştıklarının altını çizen Temel, ‘düşüncemiz, her konuda karşılıklı istişarenin yapılması ve konuşularak meselenin halledilmesi yönündedir’ dedi. İstişare sürecinin sonuna kadar denenmesi, süreç tamamen tüketildikten sonra eğer olmuyorsa en doğal hak olarak eylem yapmak ve hakları talep etmektir’ şeklinde özetledi.

‘Kadir Topbaş iyi bir örnek olmamıştır’

Kamyoncular esnafının neden böyle bir eylem yapma ihtiyacı hissettiklerinin iyi sorgulanması gerektiğine vurgu yapan Temel, ‘durup dururken kardeşim, siz Ömerli’ye dökmeyeceksiniz, Kemerburgaz’a getireceksiniz denmesinin esnafı zor duruma soktuğunu bildirdi. Temel, yaşanan süreci şöyle özetledi: Ömerli’ye toprak dökmekle Kemerburgaz’ a toprak taşımanın arasında 46 km mesafe var, 46 km de dönüşü, 92 km yani insanlar 100 km yol gidecek. Kamyoncularla konuşulup,’ biz yeni bir yer bulana kadar siz, bu 100 km razı olun fakat biz de sizden döküm ücretinin yarısını almayalım’ şeklinde bir ifade ile bunların hepsi önlenebilirdi diye düşünüyorum’ şeklinde değerlendirmede bulundu. Fakat yönetimin güç gösterisinin, ben istediğimi yaparım ve sivil toplum örgütü olarak da sizleri tanımıyorum edası sonucu olay buraya kadar gelmiştir. Yaşadığımız son olayla birlikte bence Kadir Topbaş iyi bir örnek olmamıştır’ dedi.


‘3 kantarın 3’ü de farklı sonuç veriyor’

İhsan Temel, kamyoncu esnafının farklı sorunlarına dikkat çekerek, şunları ifade etti: sorunumuz yalnızca bu değil, başka sorunlar da var. Sabah 10:00’dan akşam 16:00’ya kadar yola çıkma izinleri var, bu da bir sefer yapılabiliyor. İkinci sefer yapılamıyor. Özel güzergâhların belirlenmesi ve bu güzergahlarda kamyoncu esnafının daha uzun bir süre çalışmasının sağlanması gerekmektedir. İkinci konu ise, yasak saatler içinde köprüde kalan arkadaşların durumu ne olacak? Dahası toprak da metreküp hesabı yapılıyor, metreküp hesabında toprağın çeşitlenmesi nedeniyle toplam ağırlık farklı olunca istiap haddini aştıkları için ceza yiyen arkadaşların durumu ne olacak?’ diye soran Temel, Kemerburgaz güzergahında 3 tane kantarın olduğunu ve 3 kantarın tartısının birbirini tutmadığını anlattı. ‘Bir yerde istiap haddinin altında kalan, diğer tarafta istiap haddini aştığı için ceza yiyen esnaflarımız var’ dedi.

‘Kalıcı çözümler üzerinde durmalıyız’

Yaşadıkları bu sorunları gittikleri her platformda dile getirdiklerini belirten Temel, bu konuları özellikle UKOME toplantılarında ifade ettiklerini sözlerine ekledi. Temel şöyle devam etti: ‘toprak döküm alanlarına eğer bu insanlar toprak dökecekse, toprak döküm alanlarında bu insanlar görev almalı, söz sahibi olmalılar. Günü kurtardık, bize bir toprak döküm alanı tahsis edecekler, biz de oraya gideceğiz düşüncesi doğru değildir’ diyen Temel, ‘yarın bu belirlenen yerde dolar. Ondan sonra ne olacak?’ diye sordu. ‘Sorunların çözümü günü birlik olmamalı, kalıcı çözümler üzerinde durmalıyız. Yani toprak dökümü devam ettikçe, bu talan süreci devam ettikçe, bu sürecin bir parçası olmaya devam edilecekse, sorun çözülemez’ dedi.

‘Oy alabilmek için her türlü kanunsuzluğa kapı aralamışız’

Sorunların çözümü konusunda ilgili makamlarla temaslarının ne boyutta olduğunu sorduğumuz da İhsan Temel, şunları kaydetti: 'biz kendi penceremizden onlar kendi pencerelerinden bakıyorlar. İstanbul’un sorunlarını bugünden yarına halledebilmek mümkün değil. Yıllar boyu İstanbul özelinde Türkiye genelinde, biz sorunlar çıkmadan hangi sorunlar çıkabileceğini alt alta sıralayıp, o sorunlar çıkmadan önce o sorunların önlemini alan bir ülke olmadık hiçbir zaman. Yanı sıra biz demokrasiyi de yalnızca sandık demokrasisi olarak gördüğümüz için sandıktan çıkmanın önemli bir enstrümanı da oy almak olduğu için, o oyu alabilmek adına her şeyin önünü açmışız. Açınca da her türlü yasasızlığa ve kanunsuzluğa da kapı aralamışız’ dedi. Dünyanın bundan 150 sene önce toplu taşımacılığa geçtiğini belirten Temel, ‘Türkiye’nin 90 yıllık Cumhuriyet genelinde daha yeni toplu taşımadan bahsediyoruz’ dedi.


‘Rekabet için kurumsallaşma, kurumsallaşma için kooperatifleşme şart’

Lojistik firmaları ile yurt içi taşımacılık yapan kamyon esnafı arasında yaşanan haksız rekabet konusunda ise Temel, şu ifadelere yer verdi, biz kapitalist bir sistem içinde ve serbest piyasa ekonomisi şartlarında ticari faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Eğer siz serbest piyasa koşulları içinde rekabet gösteriyorsanız, orada sürekli bir yarış var demektir. Aynı zamanda da bir yenilenme var demektir. Bunun için kurumsallaşma şarttır. Kurumlarımızı diğer firmalarla rekabet edecek hale getirmeliyiz. 10 yıldır kooperatif başkanlığı yaptım, 15 yıldır söylüyorum, yalnız taşımayı düşünenler taşıma sektörünün içinde kalamayacaktır. Taşımayla birlikte diğer unsurları da organize eden kurumlar ancak ayakta kalabileceklerdir. Bunun adı da lojistiktir. Kooperatifler lojistiğe dönüşmelidir. Kendilerini eğitmeli ve kadrolarını yenilemeliler. İşletme birimlerinde yeni teknolojik unsurları bulundurarak, hızlı ve kesin üretime getirmeliler. Taşıma, taşımacılık sektörü işinin yüzde 40’ını teşkil eder. Yüzde 60’ını diğer unsurlar teşkil eder. Biz devekuşu misali başımıza kuma gömmüş, kıçımız açıkta bekliyoruz’ diyen Temel, lojistiğin önemine dikkat çekerek, bunun yolunun da kooperatifleşmekten geçtiğinin altını çizdi.

‘Kooperatifleşme, modern köleliği ortadan kaldıracak’

Temel konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: taşımayı düşünen kurumlar ve kooperatifler olarak örgütlenmeyi yalnızca kendi bulunduğumuz alanda değil, bölgelerde ve bölgeler arası entegrasyonu sağlayarak yapmalıyız. Bunu yapabilmenin yolu da lojistikten geçiyor. Araçların geri dönüşlerinde boş dönmemesini sağlayacak, yapılara kavuşursak kamyoncunun ve kooperatiflerin önemli bir sözü olur. Eğer kapitalizm sermayenin güçlendirilmesi ve desteklenmesi ise, kooperatifler nedir? Küçük birikimlerin bir araya gelerek, sermaye oluşturması ve kendi dışında bu işi yapan yapılarla rekabet edebilecek hale gelmesidir. Özel işletmelerin karşısına kooperatif işletmelerini koyuyoruz. Bu işletmelerde hem kooperatif işletmecisi olarak bireysellik devam ettiriyor, hem de kurumsallaşıyor. Bu sayede o büyük lojistik firmalarının karşısında modern kölelere dönmekten kurtuluyor, üretime katkı sunuyor. Birlikte üretiyor ve birlikte üretilen bu değerden fayda sağlayabiliyor’ dedi.

‘Kooperatifler, kapitalizme karşı bir alternatiftir’

Kooperatifleşme süreci ile ilgili Temel, şu bilgilere yer verdi: ‘kooperatif işletmeler, kapitalist dediğimiz Almanya, Fransa, İtalya ve Amerika gibi ülkelerde büyük işler görüyorlar. Bankaları var ve bulundaki sektörlerin yüzde 60’ına hakimler ve 1 milyon insan istihdam ediyorlar. Bu tür kuruluşlar ideolojik kuruluşlardır, belli ideolojilerin sonuçlarıdır bunlar deyip elimizin tersi ile itersek olmaz. Kooperatifler, kapitalizmin kendilerine dayattığı ve önlerine koyduğu her engeli kaldırmaya yönelik bir çalışmanın son adımıdır’ dedi.

‘2012 yılı Dünya Kooperatifler Günü olarak ilan edildi’

Temel, Esnaf Odası olarak ilerleyen süreçteki projeleri hakkında da bilgi verdi ‘biz Ulaştırma ve Sanayi Ticaret Bakanlığı ile devamlı görüşüyoruz. Ulaştırma Bakanlığı ile yol ile ilgili sorunlarımız konusunda bir araya geliyoruz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bir yönümüz kooperatifçilik olduğu için devamlı temas halindeyiz. Dünya ekonomik bir kriz yaşadı. Ancak bu ekonomik krizle gözlenen bir şey oldu, devasa işletmeler kâğıttan kaleler gibi yıkılırken, kooperatif işletmelerine bir şey olmadı. Bu BM’lerin gözünden kaçmadı. Baktılar ki, bunların sermayesi küçük birikimlerden meydana geliyor. Birdenbire sermaye ortadan kaybolmuyor, yıkılmıyor. 2012 yılını Dünya Kooperatifler Günü olarak ilan ettiler’ dedi.

‘Başbakan Erdoğan destek veriyor’

2012 yılından sonra tüm ülkelere kooperatiflerin çalışma sistemi üzerine çalışmalar yapmaları hususunda görevler verdiğinin altını çizen Temel, ‘1163 sayılı Kooperatifçiler Kanunu 46-47 yıllık bir kanundur, o günden bu güne kadar çok fazla bir güncelleme olmamış, yeni şartlara göre yeniden yapılandırılmasını talep ettik. Bu esnada 3 bakanlık değişti. Kooperatifler Stratejiler Belgesi diye taleplerimizin yoğunlaştığı 3 yıllık çalışmayı rapor olarak sunduk. Bir yol haritası çizildi. Başbakan bu konuda destek sunacağını ve desteklenmesi gerektiğini belirtti. Konuyla ilgili belli çalıştaylar yapılıyor, bunlara katılıyoruz. Teknoloji Bakanlığının proje üretimi konusunda bir çalışması oldu. Her yıl bir toplantı yapıyoruz, 12. inci toplantımızı Didim’de yapacağız’ diyerek, yapılan çalışmalar konusunda detaylı bilgi verdi. Alev ARSLAN 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Takograflarda yaz saatine dikkat31 Ekim 2016 Pazartesi 11:07
  • Öztürk ailesinin mutlu günü28 Eylül 2016 Çarşamba 14:04
  • Analog Takografları neden değiştiriyoruz?24 Haziran 2016 Cuma 14:56
  • Efa Tur'un Acı günü13 Haziran 2016 Pazartesi 14:25
  • Comvex 2016 Fuarından fotoğraflar26 Mayıs 2016 Perşembe 13:50
  • TEMSA 4 ayda 112 otobüs, 350 midibüs sattı24 Mayıs 2016 Salı 16:30
  • Genç PR'cıya başarılar diliyoruz31 Mart 2016 Perşembe 12:45
  • 25 Mart Eylemi İptal edildi23 Mart 2016 Çarşamba 14:53
  • Servisçiler “oneminute” diyecek14 Mart 2016 Pazartesi 12:01
  • Edirnekapı Eylemenin Helikopter Görüntüleri10 Mart 2016 Perşembe 14:30