• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul : 14 °C

Trafikte Adli Tıp=Kaos?

Trafikte Adli Tıp=Kaos?
Adlî Tıp değil, Adlî Trafik Kurumu gerek!

Yıl                      :1998.
Yer                     : Çankaya Köşkü.
Makam Sahibi    : 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel
Randevu sebebi : Brifing-Karayolu Trafik Facialarının Kaynakları, Sonuçları, Boyutları, Çözümleri
Süre                   : 1 saat
Sunan                : Ahmet Türkoğlu, Yüksek Trafik Güvenliği Kurumu Derneği Başkanı
Heyettekiler       : Dernek Yönetim Kurulu
Misafirlerimiz     : Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, YTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı ve Doç. Dr. Mustafa Ilıcalı, İBB Ulaşım Koord. Da. Başkanı ve YTÜ Ulş. Anabilim Dalı

Ben, heyet başkanı olarak 40 dakika kullanmak durumundaydım, bilgi kirliliğini silmem gerekiyordu. Hocalarımız 5 er dakika kullandılar. Son olarak da Sn. Demirel 10 dakika kullandılar, toparladılar.

Sunuşlarım, hep tepegözden, görseller halindeydi. Her şeyi, kalın bir dosyadaki dialarımla anlatıyordum; olumlu-olumsuz, öneri, mevzuat vb. her şey.

Sn. Demirel, birkaç kere araya girdiler:
“... Sn. Başkan; çok iyi hazırlanmışsınız, çok iyi anlatıyorsunuz, çok doğru anlatıyorsunuz. Tebrik ve teşekkürler ediyorum. Çalışmalarınızı destekliyorum. Bunları, her yerde anlatınız, herkese anlatınız, daima anlatınız...”

Benden sonra, Zerrin Hocam söz aldı: “Ben size bir tek soru soracağım, Sn. Cumhurbaşkanı... Seçimleri kazanırken ve köşke çıkarken vaat ettiğiniz –Demiryollarını Geliştirme- projelerinizin, şimdi neresindesiniz?”

Sonra söz alan Mustafa Hocam ise, bu büyük kabulden duyduğu heyecanı ve aslında tüm sorunları ve çözümleri Sn. Cumhurbaşkanının, -kendilerinden, yani bilimcilerden bile- daha iyi bildiklerinden bahsetti ve teşekkürlerini sundu.

Sn. Demirel’e; yaptığım canlandırmalarla, heyetimizden, canlı-konu mankenleriyle yanlışlıkları, çarpıklıkları anlatışım, çok –olumlu- çarpıcı gelmişti. Yine tebrik ve teşekkürleriyle toparlayıp-bizleri uğurlamıştı.

Adlî Tıp hakkındaki sunuş ve takdir

Sunumumu yaparken, Kaza Sonrası Hukukunda ki çarpıklıklara ve “bilir-kişi”, “trafik bilimcileri” imiş gibi, Adlî Tıbbın da bu işlere karıştırılmasının zararlarını ve bu durumun, “TC Hukuk Devletidir” tanımına ters düştüğünü ve bunun kötü sonucunun kendilerini de bağladığını ifade ederken, yanımdaki steteskopu(hekimlerin hasta dinleme aleti) kulaklarıma takıp, dinleme kısmını da oradaki dosyanın üstüne bastırarak, açıklamıştım:

“İşte Sn. Cumhurbaşkanım, Adlî Tıp Kurumu dosyaları ancak böyle inceleyebilir. Çünkü Adlî Tababet Kurumudur. Olay yerlerine gidip, inceleme, delil araştırma, yol inceleme+ölçütler kullanma yeteneği de yoktur. Sözde bilirkişi raporları havada birbirleriyle çarpışıyor, 5 taneye kadar farklı raporcuklara rastlanıyor. Buradan hukuk çıkmaz...”
diye bitirmiştim.

İşte bu resimdeki gibi...

Var mı öyle; ulaştırma anabilim dalı, trafik mühendisi gibi uzmanlık dışı kişileri çalıştır, olay yerine gönderme ve sonra da masa başında çiziktirdiklerinle hukuku karart!
Adlî Tıp değil, Adlî Trafik Kurumu gerek!
...

Ahmet Türkoğlu

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sektörde Hiyerarşik Düzen Ve Olası Sonuçları27 Ağustos 2017 Pazar 15:46
  • Esnafa Kim Teminat verecek20 Ağustos 2017 Pazar 18:25
  • Niçin Servis Plakası?06 Mart 2017 Pazartesi 09:43
  • Turizm Sorunları Ne Zaman Bitecek ?30 Kasım 2016 Çarşamba 13:37
  • Takograf'tan dolayı Yurtdışında ceza yiyecek kadar zengin miyiz?16 Kasım 2016 Çarşamba 12:59
  • Servisçinin Ahı Size Kalmaz..!!!14 Kasım 2016 Pazartesi 10:28
  • Sarı Kamyonlarla Yaşamak!08 Kasım 2016 Salı 12:51
  • Yaşam Kaybetmeyi Öğrenmektir!.15 Ağustos 2016 Pazartesi 16:00
  • Yerli Üretim Yeatz Buz Çözücü Solüsyon14 Ekim 2015 Çarşamba 14:26
  • Aşil Tendonu17 Eylül 2015 Perşembe 18:36