Amaç, Trafik Güvenliği Mi? Ceza Mı?

Bilal Yeşil

1 Temmuz 2017 tarihinde yeni bir uygulama hayata geçirildi. Karayollarında EDS sistemi kuruldu ve belli noktalar arasında ortalama hız ölçülerek, hızlı giden araçlara otomatik ceza kesilmeye başlandı.

Bu uygulamanın amacının, sürücülerin hız yapmasını engelleyerek trafik kazalarını önlemek olarak açıklanıyor. Kazaların sebeplerine baktığımızda, ilk sırada sürücüden (Yorgunluk)  kaynaklanan sebepler, ikinci sırada sürat gelmektedir. Çoğunluğu ticari araç olan ağır vasıtaların karıştığı kazalarda ise, meydana gelen hasar ve zayiatlar yüksek olmaktadır.

Ticari araçlarda kazaları büyük oranda azaltacak (Asgari % 40-50)  iki uygulama bulunmaktadır. Bunlar Takograf uygulaması ve hız sınırlayıcı donanımlardır. Takograf uygulaması ile sürücülerin yeteri kadar dinlenmesi sağlanarak, hata yapmaları önlenirken, hız sınırlayıcı donanımlar ile araçların kendileri için belirlenen hızların üzerine çıkmaları fiziken engellenerek, süratten kaynaklı kazaları önlemek mümkündür. Genel kural olarak, devlet öncelikli olan görevlerini yerine getirmeli, ondan sonra ikinci tedbirleri devreye sokmalıdır.

Belirtilen alanlarda, devlet neleri yapmış ve ne kadar başarılı olmuştur?

TAKOGRAF:

Türkiye de 1986-87 yıllarından itibaren uluslararası nakliyatta çalışan araçlar Takograf kullanmaya başlamıştır. Türkiye sürücülerin dinlenme ve çalışma saatlerini kontrol etmek için Takograf kullanımını öngören, AETR sözleşmesini 1999 yılında Türkiye tarafından onaylanmıştır. 2004 yılında Karayolları Trafik Kanunu’nun da yapılan değişiklikle, hangi araçların Takograf takacağı belirleniştir. 2004 yılında ise Karayolları Trafik Yönetmeliğine sürücülerin çalışma ve dinlenme süreleri ile ilgili kurallar dahil edilmiştir.16 Haziran 2016 tarihinde uluslar arası nakliyatta çalışan ve yeni tescil edilen araçlarda, 30 Haziran 2014 tarihinde ise yurtiçi nakliyatta çalışan ve yeni tescil edilen araçlarda dijital Takograf kullanılması zorunlu olmuştur. Sadece mevzuatı düzenleyerek başarılı olmak mümkün değildir. Başarı için etkin bir denetim şarttır.Takograf servislerinin doğru şekilde işlem yapmaları sağlanamamıştır. Trafik denetim ekipleri nitelik ve nicelik bakımından yetersizdir ve gerekli donanım ve yazılımları yoktur. Araç muayene istasyonlarında yeterli bir kontrol yapılamamaktadır. Kaldı ki, UDH Bakanlığı takografın trafik güvenliği ile ilgili olmadığını düşünmektedir (AETR sözleşmesi amaç olarak, kazaların azaltılması, sürücleri firmalara karşı korumak ve rekabet koşullarını eşitlemek olarak açıkça belirtmektedir).
Bu süreçte, sadece Takograf satan Takograf üreticileri kazançlı çıkmıştır. AB tip onaylı Takograf ürünleri konusunda tamamen dışa bağımlı olduğumuz (Yerli dijital Takograflar yeni pazara sürülmektedir) unutulmamalıdır. Sonuç olarak, Takograf kullanımından beklenen hasıla, kazaların azaltılması başarılamamıştır.

HIZ SINIRLAYICI DONANIM:

2002 yılında 92/24/AT (Motorlu Araçların Hız Sınırlayıcı Donanımları ve Bunların Takılması ile İlgili Tip Onayı Yönetmeliği) yönetmeliği yayınlanmıştır. Bu yönetmeliğe göre; azami yüklü ağırlığı 10 Ton üzeri yük taşımaya mahsus araçların (N3 sınıfı) hızları 85 Km/h ile, sürücü dahil 9 kişiden fazla yolcu kapasiteli yolcu taşımaya mahsus araçların (M3 Sınıfı) hızları 100 Km/h ile sınırlandırılmıştır. Yönetmelikte 2004 yılında yapılan değişiklik ile N3 sınıf araçların hız sınır değeri 90 Km/h olarak değiştirilmiştir. Yönetmelikte 2006 yılında yapılan yeni bir değişiklik ile,  araçların kapsamı ve hangi tarihte yürürlüğe gireceğinin belirlenmesi yetkisi İçişleri Bakanlığına bırakılmıştır. 2010 yılında Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile, yük taşımaya mahsus  kamyon ve çekiciler (N3)  hız  sınırı 90 Km/h, yolcu taşımaya mahsus araçlar (M3) için ise 110 Km/h olarak belirlenmiştir Bu değişiklik 1 Ekim 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.19 Şubat 2014 tarihinde Karayolları trafik Yönetmeliğinde yapılan yeni bir değişiklik ile, M2 ve N2 sınıf araçlarda kapsama alınmış, N2 ve  N3 sınıf araçlar için  değer 99 Km/H, M2 ve M3 sınıf araçlar için değer 110 Km/h olarak teyit edilmiştir. Ancak, mevzuata giren hükümler pratikte uygulanamamıştır.

Hız sınırlayıcı donanımlar 3516 sayılı ölçüler ve ayar kanunu kapsamındadır. Bu donanımların montajı, ayar, tamir ve muayeneleri ancak yetkili servisler tarafından yapılabilmektedir. Bu yetki Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndadır. Aradan geçen bu kadar zamana rağmen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı servislerle ilgili düzenlemeleri yapmamış ve servisleri yetkilendirmemiştir. Trafik denetim ekipleri bu konuda hiç denetim yapmamakta, araç muayenelerinde de, hafif kusur olduğu için bakılmamaktadır. Araç üreticileri, araçları bayilere sevk ederken hızları belirlenen değerlere ayarlayarak sevk etmeleri gerekirken, ya hiç sınırlandırmamakta veya 125 Km/H gibi yüksek değerlerde sınırlandırmaktadırlar. Sonuç olarak, elindeki bu imkanları  kullanmayan  devlet, yasal hız limitlerine uymayan araçları yakalayarak ceza kesme yoluna gitmektedir.

Yukarda belirtilen mevzuat uygulanabilse, araçlar zaten yasal hızların üzerine isteseler de çıkamayacaklardır. Hafriyat kamyonları 30-40 ton yük ile yollarda ralli yapamayacak, şehir içinde yayaları ezemeyecek, servis araçları taşıdıkları mini mini yavrularla 150 Km/h hızla gidemeyecektir. Beton mikserleri denetim yapan polisleri ezemeyecektir. EDS karayollarının yüzde kaçında  kurulabilmiştir? Ya  geri kalan yollarda ne olacaktır? Sorun kaynağında çözülmelidir.

Allah hepimizi trafikte  korusun!

Bilal Yeşil

Taşımacılar