’’Yolculuk ücretlerinde indirim talebi’’..!

Göksel Ovacık

 

Bilindiği üzere Dünyadaki ekonomik gelişmeler neticesinde, petrol fiyatlarında ciddi düşüşler meydana geldi

      Global piyasalarda daha önce 120 USD olan petrolün varil fiyatı, şu anda 50 USD seviyesine kadar geriledi. Konunun uzmanları, mevcut ekonomik gelişmelere bağlı olarak daha da düşmese bile bu fiyatın bir süre devam edeceğini ifade etmektedirler.

Ham petrol fiyatlarının düşmesi, petrol ve türevlerini kullanan diğer sektörlerde olduğu gibi maliyet kıskacında bulunan ÖHO taşımacıları olarak bizleri de biraz rahatlatmıştır. Ancak Dünya da ki cari fiyatlarla mukayese edildiğinde vergi yükü nedeniyle mazot fiyatlarının ülkemizde çok ciddi oranda düşmediği de bir gerçektir. Dolayısıyla dünya piyasalarındaki düşüş maalesef ülkemizdeki petrol ürünlerine aynı oranda yansımamıştır.

       Petrol fiyatlarının gerilemesi, hemen akla toplu taşıma ücretlerinin de düşürülmesi fikrini getirmiş olup, şu anda bazı kesimler, sanki yakıt kent içi toplu taşımada tek maliyet unsuruymuş ve yolculuk ücretleri çok pahalıymış gibi indirim talebinde bulunmaktadırlar.
Her şeyden önce yolculuk ücretlerinde indirim talep etmek için İstanbul da ki mevcut şartları, sektörün genel sıkıntılarını, Özel Halk Otobüslerinin günlük işletme maliyetlerini ve buna mukabil taşıma ücretleri ile tarife uygulamalarını, kentin trafik problemi nedeniyle bir otobüsün bir günde yaptığı sefer sayısını ve kat ettiği KM’ yi bilmek gerekmektedir. Aksi halde sadece mazot fiyatlarının cüzi oranda düşmesini tek gerekçe ve tek maliyet unsuru olarak öne sürerek yolcu taşıma ücretlerinin de düşürülmesini talep etmek doğru, objektif ve adil olmayacacaktır.
İstanbul, gerek ülkemizdeki, gerekse dünyadaki kentlerle mukayese edilemeyecek kadar çok farklı bir şehirdir. Dolayısıyla da trafik ve ulaşım problemleri, işletim maliyetleri ve araç başına günlük işletme performansı, yolcu taşıma tarifeleri ile tarife uygulamaları da özeldir.

        İstanbul da 1 Özel Halk Otobüsü 1 günde yaklaşık 300 KM kat etmekte, 16 saatlik çalışma süresinde ancak 5-6 sefer yapabilmektedir. Özel Halk Otobüslerinin aylık toplam giderleri yaklaşık 37 bin TL.dir. Bunun sadece 15 bin TL.sı yakıt gideri iken (toplam maliyetin %40’ı) %60’lık bölümü oluşturan kısmı personel ve diğer giderlerdir. Yakıt giderleri kısmi ve geçici olarak azalmış iken özellikle personel maliyetlerimizde %50’lere varan artışlar meydana gelmiştir. Nitelikli ve yeterli sayıda eleman bulma zorluğumuz her geçen arttığı için personel maliyetleri ekonomik göstergelere bağlı olmaksızın süratle artmaktadır. Üzerimizde çok ciddi vergi yükü bulunmaktadır. Gelişen ve değişen şartlar, yeni çıkarılan yasalar üst düzey nitelikli ve buna mukabil çok pahalı otobüsleri kullanmamızı zorunlu hale getirmiştir. 5 yıl vadeli kredi ile alınan yeni otobüsün fiyatı 500 bin TL üzerindedir.

         Hal böyle iken İstanbul da şu anda1 tam yolculuk bedeli 2,15 TL.dir. Ancak taşıdığımız her 100 yolcudan yaklaşık olarak sadece %40’ı bu ücreti ödemektedir. Diğer %60’lık kısım ise ücretsiz, indirimli ve aktarmalı yolculuklardır. Aylık geliri taşınan yolculuk sayısına böldüğünüzde ortalama 1 yolculuk ücreti Kasım ayı itibariyle sadece ve sadece 1,20TL.sı olarak gerçekleşmektedir. Yani aslında İstanbul da 1 yolculuk ücreti 2,15 TL. değil,1,20 TL.dir. Dolayısıyla da İstanbul şu anda, değil ülkemizde Dünyada kent içi toplu taşımacılığında yolculuk ücretleri açısından en ucuz kentler arasında bulunmaktadır.

Petrol fiyatları düşüyor gerekçesiyle sadece Özel Halk Otobüslerinin yolcu taşıma ücretlerinin indirilmesinin istenmesi de çok ilginçtir. Ücretsiz, indirimli yolcu taşımayan, aktarma kabul etmeyen ve araç başına işletim maliyetleri çok daha düşük olan buna mukabil yolcu taşıma ücretleri çok daha yüksek olan Minibüs, Taksi, Dolmuş, Servis Aracı ve diğer türlerde neden indirim talep edilmemektedir?

   Petrol fiyatları bu türleri de etkilemiş iken neden sadece Belediyelere ait veya bağlı Özel Halk Otobüslerinden indirim talep edilmektedir.?

Burada da net bir çifte standart ve kolaycılık vardır. 
Sadece petrol fiyatlarındaki kısmi indirimi bahane ederek, diğer maliyet kalemlerine ve ortalama yolculuk ücretine bakmadan yolcu taşıma tarifelerinin indirilmesini talep etmek objektiflikten ve insaftan uzaktır. 
   

    Nitelikli ve sürdürülebilir bir hizmet ile araçlarımızı yenileyebilmemiz için Özel Halk Otobüslerinin aylık 45 bin TL.sı üzerinde bir gelire ihtiyacı vardır. Şu anki gelirlerimiz yakıt fiyatlarındaki cüzi düşmeye rağmen bu rakamın çok, çok gerisindedir. Avrupa kentlerinde yakıt bizden daha ucuz olmasına rağmen ortalama 1 yolculuk ücreti 1,5 EURO seviyesindedir. Dolayısıyla da indirim talep ederken, dünyadaki kent içi ulaşımda uygulanan yolculuk ücretlerini, işletim maliyetlerini, yakıt fiyatlarını ve kentin fiziki şartlarını da mukayese etmek gerekmektedir.

Yazımı sonlandırırken, herkesi objektifliğe ve daha insaflı davranmaya davet ediyorum.

Saygılarımla