Türkiye'de ve Avrupa'da yaşanan sürücü sıkıntısı

Türkiye'de ve Avrupa'da yaşanan sürücü sıkıntısı

Köşe yazarımız Bilal Yeşil, Avrupa'da ve Türkiye'de git gide daha büyük bir problem haline gelen sürücü sıkıntısının nedenlerini ve çözüm önerilerini paylaştı.

Pandemi süresince  firmaların sürücü ihtiyacının giderek arttığını görmekteyiz. Türkiye’nin ne  kadar açığı olduğu konusunda bir rakam telaffuz edilmiyor, ancak firmalar bir çok aracın, sürücü olmadığı için yattığını  belirtiyor. Almanya’nın  60.000, Avusturya’nın  8000 sürücü açığı olduğu birkaç gün önce medyaya yansıdı ve bu açığın giderek artması bekleniyor. Ülkemiz, sürücü sıkıntısını aşmak için, ticari sürücülerin çalışma yaşını 65 ten, 68 yaş sonuna kadar uzatmıştır. Bunun geçici bir rahatlık yaratması beklenmektedir, ama kalıcı olması beklenmemelidir, Çünkü bu uygulama 2024 yılına kadar geçerli olacaktır.

Neden sürücü açığı var? Bu konuda çok farklı görüşler var ve farklı nedenler belirtiliyor. Bunlardan bazıları;

  • Mesleğin cazibesini yitirmesi
  • Ücretlerin düşüklüğü
  • Pandemi korkusu
  • Çalışma şartlarının kötü olması
  • Sürücülere kötü muamele
  • Şartların ağırlığı
  • Aileden uzak kalma

Bu konuda ülkemizde yapılan bir çalışma yok. Bu konuda Almanya’da yapılan bir çalışmayı özetlemeye çalışacağım. Belki firmalara çözüm yolunda ışık  tutar. Her firmaya ve duruma uyacak bir reçete olmadığının bilinmesi gereklidir. Firmalara, kendilerine ve kişilere özel reçeteler bulmak zorundadırlar. Daha sonra da kendi yorum ve önerilerimi de ekleyeceğim. Çalışma jobwatch.me  sitesinden alınmıştır.

Firmalar, sürücü sıkıntısının  firma için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etmektedirler. Sürekli artan rekabet ortamında, firmalar daha nitelikli çalışanlar istihdam etmek istemektedir.  Bu yetenek avcılığında, firmalar daha çekici imkanlar önermekte, artık firmalar sürücüleri değil, sürücüler firmaları seçmektedir. Jobwatch.me’nin yaptığı bu çalışma, firmalara sürücü istihdamında yardımcı olmak ,  sürücü bulmada nasıl şanslarını yükseltebilecekleri,  dalgalanmalarda yüksek maliyetlerden nasıl kaçınabilecekleri ve  sürücüleri nasıl uzun süre tutabilecekleri konularında yardımcı olmak için yapılmıştır. Sürücü sıkıntısının sonucu olarak ücretler yükselmiş ve ek ödemeler artmıştır. Almanya’da ücretler % 20  ‘ye kadar yükselmiştir.

Sürücü bulmak ve sadakatini sağlamak;

Bu konuda mesleğin saygınlığı, meslek memnuniyeti ve  iş kültürü önemli  rol oynamaktadır. Yeni sürücü bulmak ve mevcut sürücüleri firmada tutabilmek için uygulayabileceğiniz hususlar aşağıdadır.

1.Makul bir ücret veriniz ve geleceğe dönük bir perspektif sununuz.

Aileyi beslemek ve gelecek planlarını gerçekleştirmek için iyi bir ücret gereklidir. Finansal sorunlar, çalışanların işlerini iyi yapmalarının önüne zorluklar çıkarır. Bu nedenle, başarılı bir işbirliği için makul bir ücret olmazsa olmaz şarttır. İşveren, çalışanlar için gerekirse, ADR, forklift kullanımı … vs. gibi  ek sertifikalar almalıdır. İşveren için bu konuda birçok potansiyel bulunmaktadır. Ek sertifikalar, ücretlerde artış anlamına gelmektedir.

Ücret, iş tecrübesi ve firmaya sadakat ile artmalıdır.

Kural olarak, iş tecrübesi arttıkça çalışanın ücreti  artmalıdır. Sektöre bakıldığında, işe yeni başlayan bir sürücü ile uzun yıllar çalışmış bir sürücünün ücreti arasından dikkat çekici bir fark bulunmamaktadır. Önemli ücret artışları, firma değiştirildiğinde gerçekleşmektedir. Sürücüler, çalıştıkları şirkette memnun değillerse, kolaylıkla iş değiştirebilmektedir. Sürücü şirketinden memnun ise, genekadlikle  % 15 ten fazla bir artış önerilmediği taktirde, şirketinde kalmaya devam etmektedir. İyi sürücüleri şirketinizde tutmak istiyorsanız, onlara bir perspektif sunmanız gerekmektedir.

2.Sürücülerinize destek olun.

Sürücülerin %54’ü  işvereninin günlük yaşamlarında kendilerine destek olmasını arzu etmektedir. İşverenler, en azından yardıma hazır olduklarını göstermeli, imkanlar dahilinde de sürücülerin günlük yüklerini azaltmaya çalışmalıdır. Örneğin, park yerlerinin rezervasyonu yapılabilir, böylece park yeri arama stresi ortadan kaldırılır, sağlıklı bir dinlenme ortamı ve güvenlik sağlanmış olur. Saygılı ve ona değer verildiğini gösteren iletişim önemlidir. Bu günlük birlikte yaşamanın temeli olmalıdır. Sürücleriniz, boşaltma istasyonlarında  veya bir müşteri ile sorun yaşadıklarında onları dinlemeli, yardım etmeli ve çalışanlarınızı desteklemelisiniz.

3.İlişkilerde birbirinize değer veriniz.

Sürücülerin büyük kısmı, mesleğin kötü şöhretinden şikayetçidir. Sürücülerin % 64 ‘ü  mesleğe az saygı  gösterilmesinden şikayet etmektedir. % 63 ‘ü  sürücülerin saygınlığının toplumda yüksek olmadığı görüşündedir. Bu sayılar, sürücülerin günlük hayatta arzu ettikleri değer göz önüne alındığında, ne kadar dramatik olduğu görülecektir; Sürücülerin % 69 ‘u  için pozitif geri besleme ve  övülme önemli, hatta çok önemlidir. Bundan başka, % 44’ü, saygılı bir ekip ve iyi bir çalışma atmosferinin, heyecan verici işlerden daha önemli olduğunu itiraf etmektedir. İşverenler için, sürücünün toplumdaki düşük değerini firma içinde  dengelemek ve  saygılı ve destekleyici  bir tavır ile muamele etmek önemli olabilir. Bu şirket kültürünü geliştirici tedbir ile, mevcut sürücüleri şirket bünyesinde tutmak mümkün olabilir.

4. Ek cazip imkanlar ve sağlıkla ilgili katkı sağlayın.

Yeni sürücü arayışınızda, başlangıçta onları, önerdiğiniz ücret ile bulacaksınız. Sürücüler firma değişikliklerinde, firma kültürü ve verilen değer haricinde, mukayese edilebilir ve ulaşılabilir olduğu için, doğrudan ücreti iyileştirmeyi isterler. Daha fazla ücret ödemeniz mümkün değilse , başka cezbedici öneriler düşünmelisiniz: İzin günleri, yılbaşı parası, iş elbisesi veya sürücünün kendi aracını kendisinin donatması gibi. Keza sürücünün evine kendi aracı ile gitmesi de bir çok sürücü için bir avantaj olabilir. Birçok firma, kazasız sürüş gibi  bazı primler sunmaktadır.Burada önemli olan, şartların şeffaf  ve sürücü için erişilebilir olmasıdır. İşverenler, çalışanlarına vergisiz ek  dolaylı ödemler düşünebilirler, mesela benzin istasyonlarında veya mağazalarda ücretsiz alış veriş kuponları gibi.

Bunun dışında önemli bir konuda, sürücülerin sağlığıdır. Özellikle, uzun saatler direksiyon arkasında oturmak, yükleme ve boşaltmada fiziki olarak zorlanmak sürücüler tarafından baskı olarak algılanır. Sadece bedensel sağlık değil, psikolojik sağlık ta dikkate alınmalıdır. Birçok sürücü, sosyal izolasyon, zaman baskısı, rampalardaki işlemler ve özel hayat ile meslek arasındaki dengesizlikler altında ızdırap çekmektedir. Özellikle uzun mesafeli sefelerde bu baskı daha çok hissedilmektedir.Bunun sonucu olarak çalışılamayan günler ve hastananede kalınan günler çoğalmaktadır. Sürücülerin hastanede kaldıkları gün ortalama yılda  25 gündür. İşverenler sürücüleri sağlıkla ilgili sorunlarında desteklemelidir. Buna, sürücünün doktora gidebilmesi için zamanca esneklik sağlanması da dahildir. Bazı firmalar, firma merkezinde işletme doktoru bulundurmakta veya talebe göre anlaşmalı doktor getirmektedir.

5. Kadın sürücüleri cezbedin
Jobmatch.me değerlendirmesine göre, direksiyon arkasından oturan kadın sürücülerin oranı sadece % 2 dir. Sürücü sıkıntısından konuşuluyorsa,  kadınlar ile özel olarak ilgilenilmesi gerekmektedir. Bu hedef grupta çok büyük potansiyel bulunmaktadır. Gerçekte, kadınların direksiyona geçmesi, erkeklere göre  daha geç gerçekleşmekte ve 36 yaşında başlamaktadır. Erkek sürücüler ise sürücülük mesleğine ortalama 32.9 yaşında başlamaktadır. Kadın sürücüler, erkek meslektaşlarına göre daha kısa meslek tecrübesine sahiptir. Erkek sürücüler ortalama 10.4 yıl meslek tecrübesine sahipken, bu oran kadın sürücülerde yalnızca 5,3 yıldır.

Kadın sürücüler daha sık ek sertifika programlarına katılıyor

Daha kısa meslek tecrübesine rağmen, kadın sürücüler daha fazla ek sertifika ve eğitim alıyor: % 45,3 ü ADR sertifikasına, %25,9 ise bir ADR tanker sertifikasına sahiptir. Erkeklerde ise bu oranlar: % 35,35 ADR sertifikası, % 20 ADR tanker sertifikasıdır. Maalesef değerlendirmelere göre, kadınların meslek memnuniyeti erkeklere göre  önemli oranda daha düşüktür. Bunun sebebi ise,  bir çok durumda aile ve meslek hayatının birbiri ile örtüşmemesi ve güvenlik endişeleridir. Aile ve meslek hayatının uyumu için işverenler işbirliği yapmalı ve destek sağlamalıdır. Bu kadın sürücüleri firmada ve sektörde tutabilmek için çok önemlidir. Sürücü sıkıntısı göz önüne alındığında, sektöre sırtını dönen her kadın sürücü büyük kayıptır. Jobmatch.me tarafından mülakat yapılan her kadın sürücü özellikle geceleri park alanlarında olmak üzere güvenlikle ilgili endişelerini dile getirmiştir. Saldırıya uğrama endişesi ile, kabini bile terk etmekten korkmaktadırlar. Bu alanda işverenler birşeyler yapmalıdır: Sıhhi tesisleri  ve güvenliği olan güvenli park alanlarından rezervasyon yapabilirler. Burada işveren tarafından gösterilen destekler, iş ilişkilerine pozitif olarak yansıyacaktır. Başarılı iş ilişkileri dışarıya yansıyacak  ve diğerlerinin kararları üzerine olumlu etki yapacaktır. Yeni sürücü arayan şirketlere,  güvenlik ve aile-iş ilişkileri konusunu proaktif olarak ele almaları ve ön plana çıkarmaları önerilir. Bu faktörler, adayların  işyerine karşı kararlarının olumlu yada olumsuz olmasını önemli ölçüde etkileyecektir. Ne kadar çok kadın meslekte kendini iyi hissederse, daha fazla kişi sektörde çalışmak için istekli olacaktır. Uzun vadede bu hedeflenmelidir.

Meslek itibarını yükseltin

Bir jobmatch.me çalışmasının sonuçları, kadın sürücülerin genel olarak kendilerini meslekleri ile anmaktan çok memnun oldukları tespit edilmiştir. Konuşulan kadın sürücülerin % 64’ü hangi mesleği yaptıklarını severek söylemektedir. % 85,4’ü ise yaptıkları işe uygun olduklarını söylemektedir. Bu,  kadın sürücülerin iş dışında da sektörle ilgili konularla meşgul oldukları,  Kamyon ve konu ile ilgili teknik hususlarla meşgul oldukları anlamına gelmektedir. Bu gerçeklik işveren tarafından bilinmeli  ve teşvik edilmelidir: Birlikte bir uzmanlık fuarı ziyaret edilmeli, kullandığı aracın konfigürasyonunun birlikte belirlenmesi gibi çalışmalar yapılmalıdır. Bu  sadece meslek memnuniyetini arttırmayacak, ayrıca iş ilişkilerinide kuvvetlendirecek ve sadakati yükseltecektir. Bunun ötesinde işverenler, iyi bir iş atmosferi yaratırsa, çalışanların işi bırakma ihtimali önemli oranda düşecektir.

İş ve özel yaşam uyumunu iyileştirin

İş ve özel hayat uyumundaki eksikler,  kamyon sürücüsü kadınlar için  en büyük yükü oluşturmaktadır. Bu nedenle, işverenler daha fazla esneklik sağlamayı denemelidir. Kısmi süreli çalışma, ebeveynlere önemli avantajlar sağlamaktadır. Bunun dışında,  kadın sürücülere  seferleri değiştirme, yakın seferden uzak seferlere dönme veya tersi,  veya vardiyaları değiştirme, imkanı tanınmalıdır. Bu organizasyona bir yük getirse bile, böylece pahalıya patlayacak dalgalanmalardan kaçınılmış olur. Bir çok sürücü için, kullandığı kamyon ile kendi evine gidebilmesi bir kolaylıktır. Böylece işe gidiş geliş sürelerinden tasarruf edilmiş olur. Tasarruf edilmiş zaman özel yaşam lehine kullanılabilecektir.

Ülkemize gelince;

AB ülkelerindeki sürücü çalışma mevzuatı ile karşılaştırıldığında, bir sürücü çalışma mevzuatının varlığından söz etmek mümkün değildir. Sürücü çalışma hayatı ile ilgili kurallar içeren 5 farklı  mevzuat olmasına rağmen, mevzuatı birbiri ile çelişkili kurallar içeren üç ana grupta toplamak mümkündür. Altına imza attığımız uluslararası sözleşmeler (AETR ve C153 sayılı ILO konvansiyonu) milli mevzuata yansıtılmış değildir. Öncelikle uluslararası sözleşmeler ile uyumlu bir sürücü çalışma mevzuatı çıkarılmalıdır. Bu çalışmanın 2011-2012 yıllarında tamamlanması gerekiyordu, hala gerçekleşmemiştir. AETR sözleşmesi hariç, sürücü çalışma mevzuatı dijital takograflar ile uyumlu değildir. Bu durum, denetlemelerde ve mahkemelerde karmaşaya   ve adaletsizliklere sebep olmaktadır.

Günlük olarak 09:00-17:00 arası mesai yapan sürücüler ile 24 saat vardiya esasına göre çalışan uluslararası ve şehirlerarası çalışan sürücüler için ayrı asgari ücret belirlenmeli, uluslararası ve şehirlerarası çalışan sürücülerin asgari ücreti daha yüksek olmalıdır.

Şehirlerarası yollar üzerinde bulunan dinlenme tesislerinin standartları ve kaliteleri yükseltilmelidir. Ayrıca ihtiyaç olan yerlerde yeni tesisler açılmalıdır. Buralarda devlet para kazanmayı hedeflememeli, ekonomik ve kaliteli hizmet verilmesi sağlanmalıdır. Sürücü vardiyaları, ayda en az bir kere 45 saatlik haftalık dinlemelerini evlerinde geçirecek şekilde düzenlenmelidir.

Sürücü profili yükseltilmeli, iki ve dört yıllık okul mezunları  ve kadınlarımız sürücü olarak istihdam edilebilmelidir. Yeni araçlar çok ileri teknoloji içermektedir, klasik sürücülerin bu araçlara zarar verme potansiyeli yüksektir. Ayrıca, uluslararası nakliyatta çalışan sürücüler, yabancı dil  bilgisi dahil olmak üzere uluslararası ticaretle ilgili bazı konuları bilmek ve şirketi adına yönetmek zorundadır. Bu konularda bilgili olan sürücüler, şirketlerine katma değer ve hatta tasarruf  sağlayacaktır.

Almanya’da yapılan ve sonuçları yukarda verilen çalışmanın benzerlerinin ülkemizde de yapılması gerekmektedir. Üniversiteler ve sektörel STK’lar bu çalışmaları yapmalıdırlar. Firmalar ve sürücüler gerçeğe yakın bilgiler vermelidir, aksi taktirde yapılacak değerlendirmeler yanlış olacaktır.

Ülkemizde profesyonel olarak çalışan kadın sürücü neredeyse % 0 dır. Sosyal medyadan takip edebildiğimiz kadarı ile hafriyat işlerinde ve belediyelerde çalışan kadın sürücülerimiz bulunmaktadır. Kadın sürücülerin erkeklere göre daha dikkatli oldukları gözlemlenmektedir. Uluslararası nakliyatta çalışan firmaların başlangıçta, kadın sürücüleri araçları hudut kapılarına kadar götürmek veya yurt dışından gelen araçları hudutta teslim alıp şirket merkezlerine götürmek üzere görevlendirebileceklerini düşünüyorum. Buradan elde edilecek tecrübelere göre daha ileri adımlar atılabilir. Ama bu uygulamadan azami verim elde etmek için, sürücü ajanslarının kurulmasının ve  sürücülerin firmalara günlük, saatlik ,haftalık ve aylık olarak kiralanabilmesi mümkün hale gelmelidir. Bu şekilde sadece kadın sürücüler değil, yurtdışına çıkmak istemeyen erkek sürücülerde sisteme dahil edilebilir.

Bilal Yeşil

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.