OSS Derneği: Ağır Ticari Satış Sonrası Pazarı 2,7 Milyar Dolar
OSS Derneği'nin stratejik analizine göre, Türkiye ağır ticari araçlar satış sonrası pazarı 2025'te 2 milyar 660,8 milyon dolara ulaştı. Pazarın büyümesinde yaşlanan filo ve yüksek değerli onarımlar öne çıkıyor.
OSS Derneği, Türkiye ağır ticari araçlar satış sonrası pazarına ilişkin güncel stratejik analiz raporunu açıkladı. Frost & Sullivan tarafından hazırlanan ve 3,5 ton üzeri kamyon, çekici, otobüs ve römork gruplarını kapsayan rapora göre, Türkiye’de ağır ticari araçlar satış sonrası pazarı 2025 yılında 2 milyar 660,8 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 2023 yılında 2 milyar 381,6 milyon dolar seviyesinde olan pazar, 2025’e kadar yıllık bileşik yüzde 5,7 büyüme kaydetti.
Ağır Ticari Araç Parkı ve Yaşlanma Dinamikleri

Rapora göre, Türkiye’de ağır ticari araç parkı 2025 yılında 1 milyon 249 bin 511 adede yükseldi. 2023’te bu sayı 1 milyon 170 bin 533 adetti ve araç parkındaki yıllık bileşik büyüme yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Ortalama araç yaşı ise 2023’te 17,4 iken, 2025’te 18,1’e çıktı. Otobüslerde ortalama yaş 16,5’e, kamyonlarda ise 18,4’e yükseldi. 2025 itibarıyla ağır ticari araç parkının yüzde 80,5’i 5 yaşın üzerinde bulunuyor. Araç parkının yüzde 19,5’i 0-5 yaş, yüzde 12’si 6-10 yaş, yüzde 17,3’ü 11-15 yaş, yüzde 15,6’sı 16-20 yaş ve yüzde 35,6’sı ise 21 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor.
Satış Sonrası Pazarı ve Ürün Grupları

Ağır ticari araçlar satış sonrası pazarı, 2025 yılında 2 milyar 660,8 milyon dolara ulaşırken, 2030 yılında 3 milyar 337,7 milyon dolara yükselmesi bekleniyor. 2025’te pazarın en büyük ürün grubu 706 milyon dolar ile lastikler oldu. Lastikleri 332 milyon dolar ile yağ, 328,4 milyon dolar ile diğer ürün grupları, 191 milyon dolar ile filtreler, 176,8 milyon dolar ile çarpışma elemanları, 167,9 milyon dolar ile direksiyon ve süspansiyon, 167,7 milyon dolar ile fren parçaları izledi. Motor parçaları pazarı 140,7 milyon dolar, akü pazarı 125,1 milyon dolar, şanzıman pazarı ise 92,7 milyon dolar büyüklüğe ulaştı. 2030 yılında lastik pazarının 910,5 milyon dolara, yağ pazarının 388,4 milyon dolara, filtrelerin 224,7 milyon dolara, çarpışma elemanlarının 231,6 milyon dolara, direksiyon ve süspansiyonun 221 milyon dolara, fren parçalarının 214,6 milyon dolara, motor parçalarının 172,6 milyon dolara ve şanzıman pazarının 118,7 milyon dolara ulaşması bekleniyor.
Büyümenin Temel Dinamikleri ve Elektrifikasyonun Etkisi

Raporda, ağır ticari araçlar satış sonrası pazarındaki büyümenin binek ve hafif ticari araçlardan farklı bir karakter taşıdığı vurgulandı. Binek ve hafif ticari araçlarda elektrikli araç, ADAS ve dijitalleşme öne çıkarken; ağır ticari araçlarda yaşlanan filo, artan onarım karmaşıklığı, yüksek değerli mekanik onarımlar, Euro VI emisyon sistemleri, otomatik ve elektronik kontrollü şanzımanlar, filo işletmecilerinin maliyet baskısı ve operasyonel süreklilik ihtiyacı belirleyici oldu. Elektrikli araç satışları 2023’te 33 adet iken, 2025’te 131 adede yükseldi. Ancak elektrikli araçların toplam ağır ticari araç parkındaki penetrasyonu 2025 itibarıyla yalnızca yüzde 0,02 seviyesinde bulunuyor.
Servis ve Dağıtım Kanallarında Değişim

Bağımsız garajlar, Türkiye ağır ticari araç satış sonrası sektörünün omurgasını oluşturmaya devam ediyor. 2025 itibarıyla yaklaşık 426 yetkili servis, 4 bin 900 bireysel servis merkezi ve 872 yetkili hasar onarım merkezi bulunuyor. 2030 yılında yetkili servis sayısının 488’e, bireysel servis merkezlerinin 5 bin 120’ye, hasar onarım merkezlerinin ise 908’e ulaşması bekleniyor. Servis kanalında araç yaşı belirleyici olurken, 0-3 yaş aralığındaki araçların yüzde 98’i OES kanalında servise alınırken, 3-5 yaş aralığında bu oran yüzde 68’e geriliyor. 6-10 yaş aralığında OES payı yüzde 12’ye düşerken, 11 yaş ve üzeri araçlarda bakım ve onarım ihtiyacının neredeyse tamamı bağımsız servisler tarafından karşılanıyor.
Operasyonel Süreklilik ve Rekabetin Yeni Odağı

Rapora göre, ağır ticari araçlar satış sonrası pazarında rekabetin odağı artık yalnızca parça bulunabilirliği değil, araçların kesintisiz çalışmasını sağlamak. Lojistik ve taşımacılık operasyonlarında bir aracın serviste geçirdiği her süre, doğrudan gelir kaybı ve operasyonel aksama anlamına geliyor. OEM’ler, distribütörler ve servis sağlayıcılar; filo işletmecilerinin araç erişilebilirliği, toplam sahip olma maliyeti ve duruş süresine verdiği önemin artmasıyla birlikte lojistik ağlarını, servis kapsama alanlarını, mobil servis hizmetlerini, uzatılmış garanti programlarını ve hızlı parça tedarik kabiliyetlerini geliştirmeye odaklanıyor.
OSS Derneği Başkanı Ali Özçete'nin Değerlendirmesi
OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, ağır ticari araçların satış sonrası pazarı açısından stratejik önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “OSS Derneği olarak Türkiye otomotiv satış sonrası pazarına ilişkin veri temelli çalışmalarımızla sektörümüz için güvenilir bir referans zemini oluşturmayı sürdürüyoruz. 2025 itibarıyla ağır ticari araçlar satış sonrası pazarının 2,7 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması, bu alanın sektörümüz açısından taşıdığı ekonomik değeri açıkça gösteriyor. Bu pazarda büyümeyi belirleyen en temel unsur, elektrikli araç penetrasyonundan çok yaşlanan filo, artan onarım karmaşıklığı ve operasyonel süreklilik ihtiyacı olarak öne çıkıyor”
Sektörün Yol Haritası ve Gelecek Beklentileri
Raporda, ağır ticari araçlar satış sonrası pazarında büyümenin döngüsel değil, yapısal olduğu; genişleyen araç parkı, yaşlanan filo, artan araç karmaşıklığı ve gelişen parça teknolojileriyle desteklendiği belirtildi. Sürdürülebilirlik, mevzuat uyumu, nitelikli teknisyen ihtiyacı, teknik eğitim, dijital tanılama, stok yönetimi ve hızlı lojistik gibi başlıklar sektörün rekabet gücü açısından öne çıkıyor. OSS Derneği, sektör adına veri üretmeye ve pazarın gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğini açıkladı.



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.